Ali Ulvi Uzunlar
Almanak 2007-2008, Ağustos 2008 sayısından.
Gelin bu soruların cevabını hep birlikte müzâkere edelim.
Günahlardan arınmak ve tertemiz olmak manasına gelen berat, mübarek üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan gecenin adıdır. Bu mübarek gece Yüce Rabbimizin kendisini temizlemek isteyen, huzuru İlâhiye ak yüzle varmak isteyen kullarına bir hediyesidir. Aslında bütün zamanlar ve mekânlar Yüce Rabbimizin yaratmış olduğu varlıklardır ve eşittirler. Ancak biz kullarının hevesini arttırmak, gafletten uyanmasını temin etmek ve kulluk duygusunu coşturmak için bazı zamanlara ve mekânlara değer vermiştir. O hakîmdir, her yaptığı hikmetlerle doludur. Demek ki insan psikolojisinin buna ihtiyacı vardır. Bundan dolayıdır ki mübarek üç aylar gelince insanlar camilere akın eder, kandillerde coşar ve camileri doldurup, sokaklara taşarlar.
Geceler arasında fazileti ile yıldızlar gibi parlayan kandilleri-
mizden sadece Kadir Gecesinin adı açıkça zikredilerek fazileti beyan edilmiştir. 114 sûreden biri olan Kadr Sûresi, yalnızca Kadir Gecesini konu almıştır. Bunun dışındaki mübarek gecelerin isimleri ve faziletleri hadîsi şeriflerde beyan edilmiştir. Şaban ayının ortasında yıldız gibi parlayan Berat Gecesi ile ilgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’den nakledilen hadîsi şerifleri beraberce gözden geçirelim. Böylece bu geceye Peygamber (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in bakışını, Cebrâil (Aleyhisselâm)’ın değerlendirmesini baz alarak kendi ufkumuzu ve görüşümüzü Muhammedî bir bakışa yöneltelim:
1- Osman bin Ebi’l-As’tan rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Şaban ayının 15. gecesinde Allah-u Teâlâ tarafından gönderilen bir münâdi şöyle nidâ eder; ‘Var mı bağışlanmak isteyen? Bağışlayayım. Var mı bir şey isteyen? Vereyim. Her isteyene istediği verilir. Ancak zina eden ile Allah’a şirk koşanlar müstesna.”
2- Hz. Aişe annemiz (Radıyallâhü Anha)’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu: “Cebrâil (Aleyhisselâm) bana geldi ve dedi ki: “Bu gece Şaban ayının 15. gecesidir. Bu gecede Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanlar Cehennemden azad edilir. Ancak Allah’a şirk koşan çevresine eziyet veren akraba bağlarını kesen, çevresine üstünlük taslayan, anne ve babasına isyan eden ve içki içmeye devam edenler bu faziletten yararlanamazlar.”
3- Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Cebrâil (Aleyhisselâm) bana bu gecede geldi ve dedi ki: ‘Yâ Muhammed! Mübarek başını kaldır ve göklere bak.’ Ben de dedim ki: ‘Bu gece nedir ki?’ Cebrâil (Aleyhisselâm) buyurdu: ‘Yüce Allah’ın rahmet kapılarından 300 tanesini açtığı gecedir. Allah şirk koşmayan herkesi bağışlar. Ancak sihirbazlık yapan, falcılık yapan, zina ve içkiye devam edenler hariç.”
4- İgna isimli kitapta zikredildiğine göre Cebrâil (Aleyhisselâm) Berat Gecesinde Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in yanına indi ve dedi ki: “Ey Muhammed! Bu gecede ciddi manada cehdu gayretini ortaya koy çünkü, bu gece ihtiyaçların görüldüğü gecedir.”
Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Cebrâil (Aleyhisselâm)’ın tavsiyesine uyarak, ibâdetini arttırdı. Cebrâil (Aleyhisselâm) ikinci kez gelerek: “Yâ Muhammed! Allah (Celle Celâlühü) hazretlerinin, ümmetinden şirk koşmayan herkesi bağışladığını müjdele.” dedi. Daha sonra: “Başını kaldır.” deyince Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) de başını kaldırdı. Bir de ne görsün, Cennetin (bir rivâyette göklerin) kapıları açılmış, sırasıyla: “Bu gecede rükûya varanlara müjdeler olsun. İkincisinde, bu gecede secdeye varanlara müjdeler olsun. Üçüncüsünde, bu gecede Allah’a yalvaranlarla müjdeler olsun. Dördüncüsünde, bu gecede Allah korkusundan ağlayanlara müjdeler olsun. Beşincisinde, bu gecede hayırlı iş yapanlara müjdeler olsun. Altıncısında, var mı bir dileği olan kendisine verilsin. Yedincisinde, var mı bağışlanmak isteyen bağışlansın.” diye bir melek nidâ ediyordu. Ben de: ‘Bu güzellikler ne zamana kadar devam edecek?’ diye sordum. O da
S bana: “Fecr doğuncaya kadar.” cevabını verdi.
5- Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır: Şu dört gecede Allah (Celle Celâlühü) rahmetini sağanak sağanak yağdırır. 1- Şaban ayının 15. gecesi 2-Ramazan Bayramı gecesi 3- Kurban Bayramı gecesi 4 - Arefe gecesi.
6- Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Berat Gecesi ile ilgili Hz. Aişe’ye: “Bu gecede neler olduğunu biliyor musun?” diye sual etmiş, o da: “Neler oldu yâ Resûlellah.” deyince, Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem): “Bu sene içerisinde insanlarda doğacak ve ölecek olanların listesi belirlenir, kulların amelleri Allah’a yükseltilir ve rızıkları bu gecede indirilir.” buyurdu.
7- Hz. Ali (Kerremallâhu Vechehu)’dan rivâyet edildiğine göre Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Şaban ayının 15. gecesi olunca, gecesini ve gündüzünü ibâdetle değerlendiriniz. Zira güneş batımından itibaren Allah (Celle Celâlühü) 1. kat semaya tecelli eder ve der ki: ‘Var mı bağışlanmak isteyen bağışlayayım. Var mı rızık isteyen rızık vereyim. Var mı sıkıntıya düşen afiyetlendireyim.’ Bu durum fecr doğuncaya kadar devam eder.”
Bu zikrettiğimiz hadîsi şerifler ve konuyla ilgili diğer hadîsi şerifleri gözden geçirdiğimizde, İlâhi rahmetin sağanak sağanak tecelli ettiği, milyonlarca insanın beraatini aldığı bu mübarek gecede maalesef bir takım günahlara mübtela olan insanlar, bu feyz ve beraatten nasiplerini alamamaktadırlar.
Önemine binâen bunları zikredelim:
1- Allaha şirk koşanlar,
2- Zina edenler,
3- İnsanları birbirine düşürenler,
4- Akraba bağlarını kesenler,
5- Kibirli olanlar,
6- Ana - babasına isyan edenler,
7- İçki içmeye devam edenler,
8- Sihirbazcılık ve falcılık yapanlar,
9- Haksız yere adam öldürenler,
10- Din kardeşlerine haksız yere kin besleyenler.
Mehmed Zihni Efendi “Nimetül İslâm” isimli eserinde şöyle bir değerlendirme yapmıştır: “Berat Gecesi yıllık günahları, Cuma Gecesi haftalık günahları, Kadir Gecesi ise ömürlük günahları siler götürür. Hem de Berat Gecesinde rızıklar, eceller, zengin olacaklar ve fakir kılınacaklar, aziz veya zelil olacaklar, ölecekler ve dirilecekler ve hacca gideceklerin sayıları takdir edilir.” demiştir.
Bu gecenin ihyası
Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem): “Bayram ve Berat Gecesini ihya eden kişinin kalbi diğer insanların kalplerinin öldüğü günde ölmez.” buyurmuştur. Yani son nefesinde Allah onu imansızlık-
tan korur.
Bu gecenin büyük bir kısmını ibâdetle meşgul olmakla ihya etmek uygundur. Bu da Kur’an okumak veya dinlemek, hadis müzakeresi yapmak veya tesbih çekmekle veya Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’e salâtü selâm getirmekle mümkündür.
Yatsı namazını cemaatle kılıp, sabah namazını da cemaatle kılmaya kararlı olmak bu gecenin tamamını ihya etmek anlamına geldiği Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’den rivâyet edilmiştir.
Bu gece de yapılacak olan en güzel duâ: “Allah’ım şüphesiz Sen affedicisin, affı seversin. Öyleyse bizi affeyle.” diye Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in bize tavsiye ettiği duâdır.
Tahtavî’den nakledildiğine göre Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem): “Terviye, Arafat, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı geceleri ile Şaban ayının 15. gecesini ihya eden kişiye Cennet vacip olur.” buyurmuşlardır. Bu gece ile ilgili sağlam kaynaklarda özel ibâdet türü olmamakla beraber her zaman kılınabilecek tesbih namazı gibi, istiğfar namazı gibi fazileti yüksek olan ibâdetlerin de usulüne uygun bir şekilde yapılması tavsiye edilir.
Cenâb-ı Hak, Feyyaz-ı Mutlak, bu geceden ziyadesiyle müstefîd olmaya muvaffak eylesin. Affedilenler zümresine hepimizi ilhak eylesin. Bu geceyi Ümmeti Muhammed ve insanlık adına hayırlara vesile eylesin.
Selâm ve duâ ile…
