ArifanKitap

Berat Gecesi ve Gündüzünü İhya Etmek

Berat Gecesi ve Gündüzünü İhya Etmek

Mehmet TALÛ

Almanak 2007-2008, Ağustos 2008 sayısından.

Yapacağımız ibâdet ve duâların muhakkak kabul olunacağına ve Allâh-ü Teâlâ’nın biz kullarına olan ikram ve izzetinin bol olacağına inanarak, bu şuur ve idrak içerisinde Berat Gecesi ve 1- İbni Zencüveyh, Deylemî, no: 2410, İbni Ebiddünya, İbni Cerîr-i Taberî, 21/10, Beyhâkî, Şu’abü’l-îman, No: 3839-40, İbni Hacer, Tesdîdü’l-kavs, 2/115, Suyûtî, ed-Dürru’l mensûr, 13/253-254 2- Dînevrî, Suyûtî, ed-Dürru’l mensûr 13/254 3- İbni Cerîr-i Taberî 21/9-10, Suyûtî, ed-Dürru’l-mensûr, 13/252-253

S gündüzünü şöylece ihya etmeye çalışmalıyız:

1- Geceyi oruçlu olarak karşılamak, geceyi ibâdetle geçirmek ve ertesi gün yani Berat günü oruç tutmak. Hz. Ali (Radıyallâhü Anh)’den rivâyete göre Hz. Peygamber (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Şaban ayının yarısı, yani Berat Gecesi olduğu zaman kalkınız, o geceyi ibâdetle geçiriniz, gündüzünde de oruç tutunuz...”4 Binaenaleyh Şaban ayının 14 ve 15. gündüzünü mutlaka oruçlu geçirmeliyiz. Dedikodudan, yalandan, harama bakmaktan sakınmalıyız.

2- İftarımızı yapıp Allâh-ü Teâlâ’ya şükrettikten ve akşam namazından sonra, üç defa Yâsin-i Şerif okunacaktır. Her Yâsin’den sonra bir defa Berat duâsı okunacaktır. İlki, Cenâb-ı Hak’tan hayırlı ve uzun ömür isteği, kaza ve belâ’dan emin olmak; ikincisi, helâl bol rızık temennisi; üçüncüsü de son nefesinde hüsn-i hâtime, kâmil imânla ölmek niyeti ile okunacaktır. Berat Gecesinde Okunacak duâ:

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allahümme yâ ze’l-menni velâ yümennü aleyhi. Yâ ze’lcelâli ve’l-ikrâmi. Yâ ze’t-tavli ve’l-in’âmi. Lâ ilâhe illa ente. Zahre’l-lâciîne ve câre’l-müstecirîne ve emâne’l-haifîne. Allahümme in künte ketebteni indeke fî ümmi’l-kitâbi şekıyyen ev mahrûmen ev matrûden ev mukatteren aleyye fi’r-rızkı. Femhullahümme bi fazlike şekâveti ve hirmânî ve tardî ve iktâre rızkî ve esbitnî indeke fî ümmi’l-kitabi seî’den ve merzûkan ve müveffekân li’l-hayrâti, feinneke kulte ve kavluke’l-hakku fi kitâbike’l-munzeli alâ lisâni nebiyyike’lmürseli. “Yemhu’llâhü mâ yeşâü ve yüsbitü ve indehû ümmü’l-kitâbi.” İlâhî bi’t-tecelliyyi’l-a’zami fî leyleti’n-nısfi min Şabane’l-mükerremilletî “Fîha yüfreku küllü emrin Hakîm.” Ve yübremü en tekşife annâ mine’l-belâi mâ na’lemü ve mâ lâ na’lemü ve mâ ente bihi a’lemü inneke ente’l- eazzü’lekremü. Ve sallallâhü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihi ve evlâdihi ve ezvâcihi ve selleme.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı ile... Ey ihsan sahibi olan, kendisine ihsanda bulunulmayan, hep kendisi ihsan eden, ey azamet ve ikram sahibi, iyilik ve nimet verme sahibi olan Allah’ım! Ey sığınanların destekçisi, himaye isteyenlerin koruyucusu ve korkanların güvencesi Allah’ım! Senden başka ilah yoktur. Ey Allah’ım! Eğer Senin katındaki ana kitapta beni şakî, bedbaht veya mahrum bırakılmış veya kovulmuş veya rızkı kısılmış olarak yazmış isen; Ey Allah’ım! Benim bedbahtlığımı, mahrum bırakılmışlığımı, kovulmuşluğumu ve rızkımın kısıtlı olmasını fazl-u kereminle sil. Ve beni katındaki ana kitapta said, mutlu, bahtiyar, rızkı bol ve hayırlara muvaffak kılınmış olarak sabit kıl. Çünkü Sen, Senin tarafından gönderilmiş olan Peygamberinin dilinde indirilen kitabında: “Allah dilediğini siler, dilediğini sabit kılar, kitabın aslı, Levh-i Mahfuz O’nun katındadır.”5 buyurdun ve bu Senin sözün haktır, gerçektir. Ey Allah’ım! Her hikmetli

4- İbn-i Mâce, İkame: 191 5- Ra’d Sûresi: 39

işin ayırt edildiği ve sıkı tutulduğu, sağlamlaştırıldığı çok değerli Şaban ayının yarısı, Berat Gecesindeki en büyük tecelli ile duâ ediyoruz ki: Bizim bildiğimiz-bilmediğimiz ve Senin en iyi bildiğin bütün belaları bizden uzak eyle, kaldır. Muhakkak Sen, sadece Sen en azizsin, en çok ikram sahibisin. Allah’ın salât ve selâmı Hz. Muhammed (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimize, O’nun aile efradına, ashâbına, evladına ve hanımlarına olsun.

3- Namaz kılmak. Bu geceyi namaz kılarak ibâdetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. Berat Gecesi ve gündüzündeki namazları cemaatle kılmaya son derece gayret göstermelidir. Bu gecede ibâdet etmenin ve nâfile namaz kılmanın çok sevabı vardır. Fakat Berat Gecesine mahsus, şekli muayyen ve kılınması sünnet olan bir namaz yoktur. Bu gece kılınacak olan nâfile namazına: “Salatu’l-hayır= hayır namazı” denilmiştir ki, birçok rivâyette yüz rekâttır. Her rekâtında Fâtiha’dan sonra on İhlâs okumak ve iki rekâtta bir selâm vermek suretiyle yüz rekât kılınır. Ya da her rekâtında Fâtiha’dan sonra yüz İhlâs okumak suretiyle on rekât da kılınabilir. Toplamı bin İhlâs eder. Bu namazın bereketi, uğuru her tarafa yayılır. Bu namazın çok fazileti ve çok çok sevabı vardır. Hasan-ı Basrî (Radıyallâhü Anh) şöyle demiştir: Otuz sahâbî bana haber verdi ki:

“Bu gece, bu namazı kılan kimseye Allâh-ü Teâlâ yetmiş kere rahmet nazarıyla bakar ve her bakışında yetmiş ihtiyacını giderir. En küçüğü, günahlarını mağfiret etmesidir.”1

Ayrıca bu yüz rekât namazı kılana, Cenab-ı Hak yüz melek gönderir. Otuzu, onu Cennetle müjdeler. Otuzu, ona Cehennem azabından kurtulacağına dair teminat verir. Otuzu, ondan dünya afetlerini def ederler. On tanesi de şeytanın hile ve tuzaklarını ondan uzaklaştırırlar.2

Hz. Ali (Radıyallâhü Anh) şöyle demiştir: Gördüm ki; Resûlüllah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz, Şaban ayının yarısı yani Berat Gecesi kalktı, on dört rekât namaz kıldı. Namazı bitirdikten sonra oturdu ve: Fâtiha, İhlâs, Felâk ve Nâs Sûrelerini on dörder kerre, Âyete’l-kürsi ve Tevbe Sûresi 128. (Lekad caekûm...) âyet-i kerimesini birer kerre okudu. Namazı ve okumasını bitirdiği zaman, yaptığını gördüğüm şeylerden sordum. Şöyle buyurdu:

“Gördüğün şeyin aynısını kim yaparsa, ona yirmi mebrur hac ve makbul yirmi senelik oruç mükâfatı verilir. Ve o gün, yani on beşinci gün eğer oruçlu olursa; biri geçmiş, diğeri gelecek yıl olmak üzere iki yıl oruç tutmuş gibi mükâfatı olur.”3

Kaza namazı olan kimseler bol bol kaza namazı kılmalıdır.

Kaza namazı kılarken sadece farz namazları ve vitir namazı kaza edilmektedir. Sünnetler kaza edilmiyor. Kaza namazı için bir defa ezan okunur ve her bir farz namaz için ayrı ayrı kamet getirilir. “Ya Rabbi! Vaktinde kılamadığım ilk, veya en son sabah namazının farzını kaza etmeye niyet ettim” şeklinde niyet edilir, tekbir alınır ve namaza durulur. Diğer namazlar için de böylece niyet edilir. Kaza namazlarını kılarken hepsini aynı yerde değil

1- Gazâlî, İhya, 1/209-210 2- Elmalılı M.Hamdi YAZIR, Tefsir, 6/4293 3- Beyhekî, Şuabu’l-İman, 3/386, No: 3841

S de, ayrı ayrı yerlerde kılmak, yerlerin şahid olması ve secde ile şereflenmesi bakımından daha faziletlidir. Yani sabah namazını kıldığı yerin biraz ötesinde öğleyi ve onun yanında ikindiyi ve biraz ileri veya geri çekilerek diğerlerini kılmak, daha sevablı olur.

Berat Gecesinin gününü de gecesi gibi ihya etmek gerekir. Çünkü O’nun da, fazileti gecesi gibi büyüktür.

4- Bu mübarek gece kusur ve günahlarımızdan tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih “Estağfirullah” demeliyiz. Diğer kutlu zamanlar gibi Berat Gecesi de, özümüze dönerek gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulama, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tevbe edip bağışlanma dileme, kendimizi ve irademizi yenileme zamanıdır.

Unutmayalım ki Cenâb-ı Hakk’ın bu gece ve gündüzündeki büyük rahmeti, mağfireti ve bağışlaması hiç şüphe yok ki ona talib ve lâyık olanlar içindir. Yapılacak tevbe samimi olmalı, bir daha o günaha dönülmemelidir. Tevbe dil işi değil, kalp işidir. Tevbe, vücudun bütün azalarının Cenab-ı Hakk’ın emrine dönmesi demektir. Sözü papağan da söyler, amma idrak etmeden söyler. Nitekim:

Eylesen tûtîyi ta’lim eder kelimât,

Sözü insan olur amma, özü insan olmaz!

denilmiştir. Tûti, papağan demektir. Papağana konuşmayı öğretsen, sözü insan gibi olur, amma özü insan olmaz, kuştur yine. Papağandır, tabiatı neyse odur. Hâl değişmeli ki, tevbe makbul olsun. Kul hakkı varsa, mutlaka helâlleşmek gerekir. Allâh-ü Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey imân edenler! Samimi bir tevbe4 ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve O’nunla birlikte imân edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından amellerinin nurları aydınlatıp gider de: “Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü Sen her şeye kadirsin derler.” 5

Tevbe, sadece belli günahları işleyenlerin başvuracağı bir af kapısı değil, herkesin yapması gereken bir ibâdettir. Çünkü tevbe, ruhumuzu arındırmanın en güzel yollarından biri ve yeniden dirilişin bir vasıtasıdır. Kur’an-ı Kerîm, ameli ne olursa olsun istisna etmeden herkesi tevbeye davet etmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“…. Ey mü’minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan Allah’a tevbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz.” 6

Ruhî olgunluğun doruğuna yükselmiş peygamberlerle beşer arasında bu bakımdan fark yoktur. Egar el-Müzenî (Radıyallâhü Anh)’den rivâyete göre Sevgili Peygamber (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz:

4- Samimi bir “tevbe” diye tercüme edilen “tevbe-i Nasûh” için birçok yorum yapılmıştır. Bunların ortak noktası şudur: “Nasûh”, nush kökündendir. Buna göre tevbe-i nasûh; tevbe edenin kendi nefsine nasihat dinletebilmesi, günahlarına son derece üzülmesi ve artık onlara dönmemeye karar vermesi demektir. 5- Tahrim Sûresi: 8 6- Nûr Sûresi: 31

“Ben günde 100 kez tevbe-istiğfar ederim”1 buyururken bu gerçeğe işaret etmektedir. Bu itibarla, idrak ettiğimiz Berat Gecesini eşsiz bir fırsat bilelim ve hayatımızın son kandili gibi kabul edelim. Kandil gecelerinin, ömür yapraklarının birer birer koptuğu, son Berat Gecesinden bu yana bir yıl daha yaşlanıldığını unutmayalım. Her anın, her zaman diliminin gereğini yapabilenler, hayatlarının sonunda pişman olmayacaklardır.

5- Salât ü selâm okumak. Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’e hiç olmazsa bir tesbih salât ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, “Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke ya Resûlellah” demeliyiz.

6- Kur’an-ı Kerîm okumalı, dinlenilmeli ve ayrıca Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in, ashâbın, tabiinin, diğer büyüklerimizin, meşayıhımızın, akrabalarımızın özellikle analarımızın, babalarımızın ve hocalarımızın... Kısacası bütün Müslümanların ruhlarına Kur’an-ı Kerîm okunmalıdır.

7- Bütün Müslümanların mağfiret-i ilâhiyyeye, maddî ve mânevî bütün hayırlara, bereketlere ve berat’a nâil olmaları, yeryüzünden zulüm ve küfrün kalkıp İslâm’ın hâkim olması için de içtenlikle bol bol duâ edilmelidir.

8- Berat Gecesi gündüzünde mezarlar, yakınlarımızın kabirleri ziyaret edilmeli, ruhlarına Kur’an-ı Kerîm okumalı, duâ etmeli, onlar için de Allâh-ü Teâlâ’dan mağfiret dilemelidir.

9- Berat Gecesi ve gündüzünde fakir fukarayı, yetim ve kimsesizleri görüp gözetmek, ihtiyaç içerisinde kıvranan din kardeşlerimizin yardımlarına koşmak, onlara imkânlar ölçüsünce tesaddukta bulunmak mutlaka yapmamız lâzım gelen bir husustur.

10- Dinimizce aziz ve mübarek kabul edilen diğer zamanlar, geceler gibi bu mübarek gece hakkında da aile efradımıza, özellikle çocuklarımıza lüzumlu bilgileri vermeli, mana ve ehemmiyetini anlatmalı ve benimsetmeliyiz. Böylece onların da bu gecenin feyzinden istifade etmelerine vesile olalım.

11- Diğer kutlu zamanlar gibi Berat Gecesi de, geçici hevesler ve sonu gelmez emeller peşinde bir koşuşturma içerisinde geçen hayatımızda bize bir soluklanma, durup düşünme, iç dünyamıza dönüp geçmişimizin bir muhasebesini yapma fırsatı sunar.

Şimdi bize düşen, bu gecede nefsimizin ve hayatımızın muhasebesini yapmaktır. Hayatımızın hesabını yaparak kârımızın ve zararımızın bilançosunu çıkarmaktır. Hangimizin elinde bir sene daha yaşayacağımıza dair bir garanti vardır. Ölümü akıllarından bile geçirmeyen milyonlarca kişi, bu geçen bir sene içinde dünya denilen yerden âhirete intikal etti. Bizler de biliyoruz ki, ömür sermayemiz her geçen gün bitmekte, buna karşılık birçoklarımızın günahları artmaktadır.

İşte her gün artan günah yükünden kurtulmak için Allah’ın bizlere bahşettiği Berat Gecesi lütfundan istifade edelim. Böyle gün ve geceleri ganimet bilelim. Allah’ın açık olan tevbe kapısına iltica edelim. Geliniz hep beraber, mukadderatımızın tayin oldu-

1- Müslim, Zikr:41

S ğu, amellerimizin Rabbimize arz olunduğu şu mübarek gecede nefsimizin ve hayatımızın muhasebesini yapalım. Bir yıllık kâr ve zararımızın bilançosunu çıkaralım. Âbid isek ibâdetimizin, zâhid isek zühdümüzün, günahkâr isek günahlarımızın, âlim isek ilmimizin, zengin isek servetimizin, fakir isek sabrımızın, hayırsever isek yardımlarımızın Allâh-ü Teâlâ katındaki değeri ve değmezi nedir ve ne değildir diye uzun uzadıya düşünüp, tefekkür edelim.

Bu duygu ve düşüncelerle bütün mü’minlerin Berat Kandillerini tebrik ediyor, daha nice Berat Gecelerine sıhhat ve afiyetle erişmemizi ve bu mübarek gecenin Rabbimizin istediği manada ihya edilmesini, değerlendirilmesini ve bu mübarek gecenin mü’minlerin mağfiret-i ilâhiyyeye nâil olmalarına ve beraat almalarına; tüm İslâm âleminin birlik ve dirliğine, dünyanın pek çok yerinde haksızlığa ve saldırıya uğramış Müslüman kardeşlerimizin kurtuluşlarına, insanlığın hidâyet ve barışına, huzur ve saadetine; dünyanın değişik bölgelerinde akan kan ve gözyaşının durmasına, maddî ve manevî hayırlara-bereketlere vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan dilerim.

Allâh-ü Teâlâ cümlemizi, bu mübarek gecede beratını eline alan kullarından eylesin. Amin.