Şerife TORTOP
Almanak 2007-2008, Ağustos 2008 sayısından.
Disiplinde, anne babanın çocuğa karşı tek vücut olması şarttır. Farklı uygulamaya muhatap kalan çocuk bocalar; doğru ve yanlış
sınırlarını kavrayamaz.
* Haftada bir aile meclisi toplantıları yapın. Bu toplantılarda tüm aileyi ilgilendiren ortak sorunları tartışın; ailenin geleceği ile ilgili kararlar alın.
Çocuğunuz üç yaşındayken başlayıp, on sekiz yaşına kadar rahatlıkla devam edebileceğiniz bu toplantılarla hem birçok sorunu çözecek, hem de çocuğunuza insan ilişkileri eğitimi vermiş olacaksınız.
* Bir sorunu çözme veya bir kuralı uygulama esnasında güç mücadelesine fırsat vermeyin. Yani kazanan veya kaybeden olmayın. Çocukla uzlaşmalı bir çözüm bulmaya çalışın.
Sorunları karşılıklı çözme yöntemi özellikle büyük çocuklarda, hatta ergenlik döneminde en etkili disiplin yöntemlerindendir.
* Bir annenin veya eğitimcinin hiç kızmaması, kırılmaması mümkün olmaz. Ancak burada önemli olan kızgınlığı veya kırgınlığı ifade etmemek değil, ifade ederken yıkıcı olmaktan kaçınmak, “yapıcı olmak”tır. Yani öfkenizi, kırgınlığınızı bastırmayın, yer yer gösterin, ifade edin. Ama ifade ederken yapıcı olun.
Yapıcı Olmak İçin:
* “Ben dili”yle duygularınızı ifade edin. Örneğin:
- Odayı bu kadar dağınık görmek sinirlerimi çok bozuyor.
- Halen dersine başlamamana çok içerliyorum.
- Bilgisayara bu kadar zaman ayırman beni gerçekten üzüyor.
- Dişlerini fırçalamadan yatarak, dişlerini çürümeye terk etmeni asla anlayamıyorum.
* Mümkün mertebe tuzak sorular sormayın. Tuzak soru; cevabını bildiğiniz halde sorduğunuz sorulardır.
Mesela; dersine çalışmadığını bildiğiniz çocuğunuza; “Dersine çalıştın mı?” tuzak sorusu yerine; “Dersine çalışmadığının farkındayım. Ne zaman çalışmayı düşünüyorsun?” diye sorun.
* Geçmiş yerine kendinizi geleceğe ve çözümlere odaklayın. Çocuğun geçmişteki hatalarını dile getirmekten kaçının. Ancak hataların tekrarlanmaması için çözümler üretmeye çalışın ve buna da çocuğunuzu ortak edin.
* Hatalarını yüzüne (küçük düşürücü bir şekilde) vurmaktan kaçının. Bir hatası neticesinde zor duruma düştüğünde asla; “Ben sana dememiş miydim?” demeyin.
* Disiplinde cezayı en son çare olarak düşünün. Çocuktaki istemediğiniz davranışları cezasız engellemeye çalışın. Bunun için de:
İstemediğiniz davranışından önce o konu hakkında beklentilerinizi ve duygularınızı net bir şekilde “ben dili”yle izah edin. Mesela:
- Okul dönüşünde çantanı ortaya atmandan dolayı çok sinirleniyorum; hem de ortalarda bir çanta görmek hiç de güzel bir
S görünüm arzetmiyor.
* İstediğiniz davranış için şartları kolaylaştırın; çevre hazırlayın.
- İstersen, gelir gelmez çantanı koyabileceğin güzel bir yer hazırlayalım. Dolabın şu bölümü bu iş için en uygun gözüküyor. Ne dersin? Anlaştık mı?
Gözünün içine bakarak onay alın.
* Örnek olun. Kendiniz çantanızı asla ortaya bırakmayın.
* Çocuğun istemediğiniz davranışı atmasında yardımcı olun.
Çocuk çantayı tam yere koyarken:
“Çantayı dolaba koyuyorduk değil mi?” diyerek, gerekirse çantanın bir ucundan tutun.
* Olumsuz davranışı esnasında gerekirse başka alternatifler gösterin:
- Çantayı dolaba kaldırmakta zorlanıyorsan, şu rafa da koyabilirsin?
* İstenmeyen davranıştan sonra neticeyi ve etkilerini göstererek pişmanlık uyandırmaya çalışın:
- Bütün ikazlarıma rağmen yine çantanı ortada görüyorum. Şu anda zil çalıp, beklenmedik bir misafir gelse, ortadaki çantayı görünce ne düşünür dersin? Sen gittiğin evlerde ayaklar altında bir çanta görsen ne düşünürsün?
* Münakaşaya girmeyin, öfkelenmeyin; sabırla istediğinizi tekrarlayın. Ama işin ucunu bırakmayın.
Yani ne yapacağınıza tam olarak karar verin; nutuk ve ceza yerine, severek ve kararlı tavırlarla başladığınız eylemi sonuna kadar götürün.
“Çocuk eğitiminde teşvik, tehditten daha iyi sonuç verir.” (İbn-i Sina)
* Çocuktaki zararlı meşguliyetlerin önünü kesebilmek için onu kâbiliyetlerine uygun, faydalı meşguliyetlere yönlendirin.
Can sıkıntısından rahatsız edici davranışlarda bulunan çocuğa; “yapma” demek yerine görev verin. Mesela çiçekleri sulamasını, balkonu yıkamasını önerin.
* Disiplinin, evde hayatın tadını kaçıran sıkıcı kurallar dizisi olmasına izin vermeyin. Gerçek disiplinin, sevgi ve anlayışa, uzlaşmaya dayandığını unutmayın.
* Öfkenizi kontrol altında tutma yollarını öğrenin.
Bunun için de:
- Çocuktaki olumsuzlukların geçici bir dönem için olduğunu, bütün çocukların bu dönemi yaşadığını düşünün.
- Onun, nihayetinde bir çocuk olduğunu hatırlayın.
- Olumsuz hareketini sizi kızdırmak için yapmadığını, ancak
çocukça bir içgüdüselliğin buna sebep olduğunu düşünün.
Çocuğu hemen etiketlemeye girişmeyin. Yetişkinler gibi kendini kontrol edemeyeceğini, kimi zaman uysal, kimi zaman çok haşin olabileceğini bilin.
- Gerginleşmeye başladığınız anda:
“Sakin olmalıyım; bununla pekâlâ baş edebilirim” düşüncelerini kendinize telkin edin.
- Derin derin nefes alıp içinizden ona kadar sayın.
- Kısa bir süreliğine başka bir odaya geçin.
- Pencere kenarına gidip temiz hava alın.
- Sevdiğiniz bir kişiyi veya olayı hatırlamaya çalışın.
-Kendinizi iyi hissettirecek bir etkinlikte bulunun. (Çay içme, gezi, bir dostu arama, sohbet etme gibi.)
