ArifanKitap

Mevlânâ Ahıskalı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sırruhu)

Mevlânâ Ahıskalı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sırruhu)

Altın Silsile kitabından, Silsile-i Aliyye büyüklerinin hayatı.

Hayatı

Silsile-i Zeheb'in son halkası; İstanbul Fatih-Çarşamba'daki Şeyh İsmet Efendi Dergâhı'nın son şeyhi. 1870'te Batum'un Ahıska kazasında doğup 1960'ta İstanbul'da vefat etmiştir; kabri Edirnekapı Sakızağacı kabristanındadır. İki yaşında annesini, dört yaşında babasını kaybetti. Erzurum ve İstanbul'da tahsil görüp 1901'de icazet aldı, kadı yetiştiren medreseden 1906'da mezun oldu, Fatih dersiâmlarından oldu ve 1909'da Fetvahane'de görev aldı.

Bandırma'da vaaz verirken tasavvuf ehli aleyhinde konuşup Ali Rıza el-Bezzâz'ı kötüledi; bunu duyan Bezzâz “Merak etme, yakında bizim yanımıza gelecek” demişti. Kısa süre sonra gönlüne ateş düşüp cübbesini çıkardı, Bezzâz'a gidip “Beni evlatlığa kabul et” dedi; Bezzâz onu İstanbul'daki Ali Efendi'ye yönlendirdi. Köhne bir evde makamını unutup elini öpmek istediğinde Ali Efendi “Çek elini, samimiyetsizlere el vermem” diyerek onu terbiye etti, sonunda talebesi oldu.

1914'te Şeyh İsmet Efendi dergâhı postnişinliğine seçildiyse de İttihat ve Terakki hükümeti buna engel oldu; 1919'da padişah onayıyla göreve iade edildi. 1915'te Şeyhülislamlıkta kurulan Te'lif-i Mesâil Heyeti reisliğine tayin edilip Mecelle'nin alışveriş ve icâre kitaplarını hazırladı; 1916-1923 arası padişah huzur derslerinde baş muhataplık yaptı. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra yirmi beş yıl göz hapsinde tutuldu.

Sohbetlerinden

“Sulbümden değil, yolumdan gelen benim evladımdır.” Eşine sık sık “Hanife, yeni bir cahilliğimi daha gördüm, yeni bir şey daha öğrendim” derdi; kendi tahsilini mütevazı bulup “Benim tahsil müddetim beş senedir” derdi. Talebelerine siyasetten uzak durmalarını tavsiye eder, İttihat ve Terakki'ye katılma tekliflerini kabul etmezdi.

Menkıbelerinden

Ankara'da İskilipli Âtıf Hoca ile birlikte hapisteyken rüyasında şeyhini görüp “Kırk bir defa Fetih sûresini okursan kurtulursun” sözünü aldı; okumaya başladı. Aynı gece Âtıf Efendi rüyasında Peygamberimizi görüp “Ben seni çağırıyorum, sen savunmanı mı hazırlıyorsun?” sözünü işitince savunmasını yırtmıştı — Ali Haydar Efendi okumaya devam edip kurtuldu.

Vefatından on gün önce komaya girdi, on gün bitkisel hayat sürdükten sonra yarı beline kadar doğrulup “Allah” diyerek ruhunu teslim etti. Cenazesini Mehmed Zâhid Kotku Efendi ile Ramazanoğlu Sâmi Efendi yıkadı; Yavuz Selim Câmii'nde kılınan cenaze namazının ardından Sakızağacı kabristanına defnedildi.