ArifanKitap

Mevlânâ Mustafa İsmet Garîbullah (Büyük Şeyh Efendi) (Kuddise Sırruhu)

Mevlânâ Mustafa İsmet Garîbullah (Büyük Şeyh Efendi) (Kuddise Sırruhu)

Altın Silsile kitabından, Silsile-i Aliyye büyüklerinin hayatı.

Hayatı

Silsile-i Zeheb'in meşhur âlimi ve mürşid-i kâmili; aslen Yanyalı (Arnavut) olup Abdullah-ı Mekkî'nin halifesidir. Abdullah-ı Mekkî'ye Mekke'de intisap etmiş, hocasının vefatını uzaktan manevi bir işaretle öğrenen arkadaşı Süleyman Kırîmî'nin “Sultan vefat etti” sözüyle bunu doğrulamıştı. Arnavutluk'a dönüp bir müddet hizmet ettikten sonra manevi bir işaretle Edirne'ye, oradan İstanbul'a geldi; Koca Mustafa Paşa semtinde çalışırken Sultan Abdülmecid Han dahi kendisine intisap etti.

Kilise yapılması için Rumların büyük para teklif ettiği bir arsayı, sahibi Rumlara vermeyip az bir ücretle İsmet Garibullah'a sattı; bugünkü dergâh burada inşa edildi. Tekke tamamlanınca “Tekkeyi buldunuz ama şeyhi kaybettiniz” dedi ve kısa süre sonra 1872'de vefat etti; kabri kendi dergâhının bahçesindedir.

Menkıbelerinden

Bir gün başını ustura ile tıraş ederken geçmekte olan bir bey çocuğu “Kabağa bak kabağa” diye alay etti; atına binmeye çalıştığında iki kere yere düştü, atı kayboldu. Berbere şikâyet edince berber İsmet Baba'yı işaret edip “Ona sor” dedi.

Risale-i Kudsiyye adlı eserini zuhurat yoluyla, kendisi Arnavut olup Türkçe vezinli yazmayı bilmediği hâlde “Bu kitabın yazılmasını isteyen Allah'tır, hatadan seni yine O koruyacak” denilerek yazdırıldığı nakledilir.

Eşi Nakşiye Hanım, vakfedilen tekkenin resmi tescili tamamlanmadan vefatı üzerine miras kavgası çıkınca, elindeki bütün altınları satıp mirasçıları razı ederek tekkeyi kurtarmış, “Ben efendimin vasiyetini zayi ettirmem” demiştir.