ArifanKitap

Ramazan-ı Şerif Ayının Fazileti

Ramazan-ı Şerif Ayının Fazileti

Adem ŞENER

Almanak 2007-2008, Eylül 2008 sayısından.

RAMAZAN-I ŞERİF AYININ FAZİLETİ Ramazan-ı Şerif ayı, evliyaullah ve Allâh-ü Teâlâ’nın seçkin kulları için kerâmettir. Ramazan-ı Şerif ayı, göğsün içindeki kalp, insanlar arasındaki peygamber, şehirler içinde Harem-i Şerif gibidir. Deccal’ın Harem-i Şerif’e girmesi yasak olduğu gibi, şeytan da Ramazan-ı Şerif ayında tutuklu olup, insanlara zarar veremez. Peygamberler günahkârlara, Ramazan-ı Şerif ayı da oruçlulara şefaatçidir.

Ramazan-ı Şerif ayı, on bir ayın sultanı ve ayların efendisidir. Kur’an-ı Kerim’in inişi bu ayda başlamıştır. Ramazan-ı Şerif ayı, Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü)’ya itaat ve ibâdet, iyilik ve ihsan, mağfiret, rahmet ve rıdvan ayıdır. Ramazan-ı Şerif ayı, içinde

bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni bulundurmaktadır. Ramazan-ı Şerif ayı, mü’min kulun din ile dünya işlerini düzenlediği ve Mevlâ’sına daha fazla yaklaştığı bir aydır. Ramazan-ı Şerif ayı, sevabını bizzat Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü)’nün vereceği oruç ibâdetini de içinde bulunduran bir aydır. Ramazan-ı Şerif ayı, duâların çokça kabul edildiği, yüksek faziletlere sahip bir aydır.

Ramazan-ı Şerif ayının fazileti Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde beyan edilmektedir:

“Ramazan-ı Şerif ayı öyle bir aydır ki, insanlara hidâyet (doğru yolu gösteren) ve yine hidâyet ve Furkan (doğru yolu gösterici ve hakla batılı birbirinden ayırıcı ayetler)den beyyinat (nice açık deliller) olan Kur’an, onda(ki Kadir Gecesinde levhi mahfuzdan birinci kat semaya) indirilmiştir. Öyleyse içinizden kim o ayda hazır olur (misafir olmayarak bulunur) sa, onu (orucunu) tutsun. Kim de hasta olur yahut bir sefer (yolculuk) üzere ise, o halde başka günlerden (oruç tutmadığı günlere karşılık) sayılı günler orucunu kaza etsin. Allah size kolaylık diler, size zorluk dilemez. (Allâh-ü Teâlâ bütün bunları meşru etti) ta ki (dininin hükümlerini öğrenesiniz) sayıyı (Ramazan-ı Şerif günlerinin sayısını da) tamamlayasınız ve sizi (tutamadığınız günleri nasıl kaza edeceğinizi bilmeye, böylece mesuliyetten kurtulmanın yoluna) hidâyet ettiğinden dolayı Allah’ı tekbir edesiniz (büyük tutasınız) ve (bütün bunlara karşılık) şükredesiniz.1”

Ramazan-ı Şerif ayı evliya ve Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü)’nün seçkin kulları için kerâmettir. Ramazan-ı Şerif ayı, göğsün içindeki kalp, insanlar arasındaki peygamber, şehirler içinde Harem-i Şerif gibidir. Deccal’ın Harem-i Şerif’e girmesi yasaktır. Şeytan da Ramazan-ı Şerif ayında tutuklu olup, bu ayda insanlara zarar veremez. Peygamberler mücrimlere, yani günahkârlara şefaatçidir. Ramazan-ı Şerif ayı da oruçlulara şefaatçidir. Kalp, marifet nuru ve imanla süslüdür. Ramazan-ı Şerif ayı da Kur’an-ı Kerim okumak nuru ile süslenmiştir. Ramazan-ı Şerif ayında mağfirete kavuşmayan kimse diğer ayların hangisinde mağfiret olunabilir ki? Bunun için kul, tevbe kapıları kapanmadan tevbe etmeli, Hakk’a inabe ve dönme zamanı geçmeden dönmelidir. Ağlama ve rahmet zamanı geçmeden de ağlamalıdır.

Ramazan-ı Şerif ayının fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in birçok hadîsi şerifi vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Hazreti Ebu Hureyre (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayının birinci gecesi olunca, şeytanlar ve cinlerin şirretleri zincire vurulur, Cehennemin kapıları kapatılır ve hiçbir kapısı açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbir kapısı kapatılmaz. Bir münadi (çağırıcı) ‘Ey hayır dileyen! (Hakk’a ibâdete) gel! Ey şer dileyen! (Günah işlemekten) vazgeç (artık)!’ diye çağırır. Allah’ın (bu ayda, iftar saatlerinde) Cehennemden azat ettiği nice kimseler vardır ve bu, her gecedir.2”

Hazreti Ebu Hureyre (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayı girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar o ayda zincire vurulur.”

Hazreti Ebu Hureyre (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Ümmetime, Ramazan-ı Şerif ayında beş haslet (özellik) verilmiştir ki, onlar kendilerinden evvel hiçbir ümmete verilmemiştir.”

1- Oruçlunun ağız kokusu Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.

2- İftar edinceye kadar melekler onlar için istiğfar ederler.

3- Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü), her gün Cennetini süsler, sonra (ona hitaben) ‘Yakında sâlih kullarım kendilerinden sıkıntı ve eziyeti atıp sana varacaklar’ buyurur.

4- O ayda azgın şeytanlar zincire vurulur, binaenaleyh başka aylarda yaptıklarına o ayda ulaşamazlar.

5- Ramazan-ı Şerif’in son gecesinde (oruç tutan kullar) affolunurlar.

O zaman ‘Ya Resulellah! O gece Kadir Gecesi midir?’ diye sorulunca Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem):

‘Hayır, lakin çalışan kişiye ücreti işi bitirdiği zaman verilir.’3 diye buyurdu.”

Hazreti Ebu Hureyre (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Beş vakit namaz, bir Cuma’dan diğer Cuma’ya kadar, Ramazan da diğer Ramazan’a kadar, büyük günahlardan sakınıldığı takdirde aralarındaki (günah)ları silerler.4”

Hazreti Aişe (Radıyallâhü Anha)’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Cuma sâlim olursa (mümkün mertebe günahsız, huzuru kalple geçerse) bütün günler sâlim olur. Ramazan-ı Şerif ayı sâlim olursa bütün sene sâlim olur.5”

Hazreti Ebu Said (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan-ı Şerif’in ilk gecesi olduğunda gök kapıları açılır. Ramazan-ı Şerif’in son gecesine kadar hiçbir kapısı kapanmaz. Onun herhangi bir gecesinde namaz kılan mü’min bir kula mutlaka Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü), her secdesine karşılık bin beş yüz sevap yazar ve ona Cennette kırmızı yakuttan bir köşk bina eder ki, onun altmış bin kapısı vardır. O köşklerden her biri de kırmızı yakutla donanmış altındandır. Kul, Ramazan-ı Şerif’in ilk günü oruç tuttuğunda, o günden önceki senenin Ramazan-ı Şerif ayının o gününe kadar geçmiş günahları affedilir. Ve her gün, sabah namazından o gün perdeyle örtülünceye (batıncaya) kadar yetmiş bin melek onun için istiğfar ederler. Ve Ramazan-ı Şerif ayında gece veya gündüz yapmış olduğu her secdeye karşılık kendisi için (Cennette) öyle bir ağaç olur ki, bir süvari onun gölgesinde

beş yüz sene gider.6”

Hazreti İbn-i Abbas (Radıyallâhü Anhüma)’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Cennet, seneden seneye Ramazan-ı Şerif ayı için süslenir ve muhakkak huriler, seneden seneye Ramazan-ı Şerif ayının orucunu tutanlar için süslenirler. Ramazan-ı Şerif ayı girince Cennet: ‘Ey Allah’ım! Bu ayda kullarından bana nasip ayır’ der. Huriler de: ‘Ey Allah’ımız! Bu ayda bizim için kullarından kocalar kıl’ derler. Her kim o ayda bir Müslüman’a iftira atmaz ve sarhoş edici bir şeyi içmezse, Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) o kimsenin günahlarını siler. Ama her kim de o ayda bir Müslüman’a iftira atar veya sarhoş edici bir şeyi içerse, Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) o kimsenin bir senelik amelini mahveder. Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) size kendilerinde yiyip, içip lezzetleneceğiniz on bir ayı tayin etti, kendisi için ise bir ayı ayırdı. O halde Ramazan-ı Şerif ayında (günah işlemekte)n sakının. Çünkü o, Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü)’nün ayıdır.7”

İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretleri, Mektûbât’ında bu ayın fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Bilinmelidir ki, Ramazan-ı Şerif ayı, çok büyük bir aydır. Bu ayda, namaz, zikir, sadaka gibi yapılan her nafile ibâdet, Ramazan-ı Şerif ayının dışında yapılan bir farzı edâya denktir. Bu ayda bir farz edâ eden ise, diğer aylarda yetmiş farz edâ etmiş gibidir.

Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) buyurmuştur ki: ‘Kim bu ayda bir oruçluya iftar ettirirse günahları affolunur. Boynu Cehennemden azat olur ve iftar ettirdiği kişinin ecrinden bir şey eksilmeden bir mislini de iftar ettiren alır.8’

Bu ayda kölesinin ve işçisinin işini hafifleteni, Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) affeder ve Cehennemden azat eder. Ramazan-ı Şerif ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) bütün esirleri salar ve isteyene izin verirdi.9 Bu ayda hayırlara muvaffak olan kişiye, o senenin tamamında Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü)’nün muvaffak kılması refik (yoldaş) olur. Bu ay huzuru kalp olmaksızın (dağınıklık üzere) geçerse, bütün sene dağınıklık üzere geçer. O halde bu ayı ganimet bilerek bu ayda huzuru kalbi kazanmaya çok çalışmak lazımdır.

Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü), Ramazan-ı Şerif ayının gecelerinden her birinde Cehenneme girmeye layık olmuş kişilerden binlercesini mağfiret eder ve bu ayda Cehennem kapıları kapanır10, şeytanlar zincire vurulur, rahmet kapıları açılır.

İftarı acele yapıp sahuru geç yapmak sün-netlerdendir.11 Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) bu hususta çok mübalağa göstermiştir. Çünkü bu hal, ihtiyacı ortaya koymaktan ibarettir ki, kulluk makamına da bu yaraşır. Hurma ile iftar etmek de sünnettir.12

Teravih namazını eda etmek ve bu ayda Kur’an-ı Kerim’i hatmetmek sünnet-i müekkede (kuvvetli sünnet)dendir ve çok büyük bereketler kazandırır. Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) bizi Habi-

bi hürmetine muvaffak eylesin. Amin!13”

RAMAZAN-I ŞERİF AYINDA YAPILACAK FAZİLETLİ AMELLER

Ramazan-ı Şerif ayının kendisi bizzat faziletlerin membaı olmakla birlikte bu ayda yapılacak olan birtakım ameller de, diğer aylarda yapılan amellere göre daha büyük faziletler ihtiva etmektedir. Ramazan-ı Şerif ayında yapılacak olan faziletli amellerin bazıları şunlardır:

1- Ramazan-ı Şerif ayında umre yapmak: Hazreti İbn-i Abbas (Radıyallâhü Anhüma)’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan-ı Şerif ayında bir umre yapmak, bir hacca denktir.14”

2- Ramazan-ı Şerif ayında Cuma namazına devam etmek: Hazreti Bera İbn-i Azib (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan’daki Cuma’nın üstünlüğü, Ramazan’ın diğer aylara üstünlüğü gibidir.15”

3- Ramazan-ı Şerif ayında sadaka vermek: Hazreti Enes (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’e: “Hangi sadaka daha üstündür?” diye soruldu. Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem): “Ramazan’daki sadakadır16” buyurdu.

4- Sahur yemeği yemek: Hazreti Ebu Said el-Hudri (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edilen bir hadîsi şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Sahur yemeği yemek berekettir. Bir yudum su ile de olsa onu terk etmeyiniz. Şüphesiz sahur yemeği yiyenleri Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) mağfiret eder. Melekler de onun için istiğfar ederler.17”

5- Oruçlu kimselere iftar ettirmek: Hazreti Halid b. Zeyd elCüheni (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlunun sevabından bir şey eksilmeksizin onun sevabı gibi sevap alır.18”

Hazreti Selman-ı Farisi (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Her kim Ramazan-ı Şerif ayında bir oruçluyu iftar ettirirse, günahlarına mağfiret ve boynunun Cehennemden kurtulmasına vesile olur ve oruçlunun mükâfatından bir şey eksiltilmeksizin iftar ettirene de onun bir misli verilir. Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü), bir yudum süt veya su ile oruçluyu iftar ettirene de bu sevabı verir. Bir oruçluyu doyurana Allâh-ü Teâlâ (Celle Celâlühü) benim havzımdan öyle bir şerbet içirir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susamaz.19

6- Hurma veya su ile iftar etmek: Hazreti Selman b. Amir el-Dabbi (Radıyallâhü Anh)’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Sizden birisi iftar edeceği vakit hurma ile iftar etsin. Çünkü hurma berekettir. Hurmayı bulamazsa su ile iftar etsin. Çünkü

su, temizleyicidir.20”

Hazreti Enes (Radıyallâhü Anh) şöyle rivâyet etmiştir: “Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) akşam namazını kılmadan önce birkaç taze hurma ile iftar ederdi. Taze hurmayı bulamazsa kuru hurma ile, onu da bulamazsa birkaç yudum su ile iftar ederdi.21”

7- İftar etmede acele etmek: Hazreti Sehl b. Sa’d (Radıyallâhü Anh)’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar iftar etmeye acele ettikleri müddetçe hayırla yaşamaya devam ederler.22”

8- Ramazan-ı Şerif ayında çokça Kur’an-ı Kerim okumak: Ramazan-ı Şerif ayında Kur’an-ı Kerim’i hatmetmek sünneti müekkededir (kuvvetli sünnettir).

Rabbim Receb-i Şerif ve Şaban-ı Şerif ayı boyunca kendisine kavuşmak için duâlar ettiğimiz Ramazan-ı Şerif ayını bizlere mübarek kılıp, bu ayın feyiz ve bereketi ile mânevî terakkiler göstermeyi bütün Ümmet-i Muhammed’e nasip eylesin. (Âmin)