Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhû)
Almanak 2007-2008, Aralık 2008 sayısından.
Benzeri ve ortağı olmayan Hak Sübhanehü Hazretlerine i'tikad beyânındadır."
Akâid kelime olarak Akîde'nin cemîsi olup "Akîdeler" demektir. Akîde: İnsanın inanması icab eden şeylerin tümüdür. Edille-i şer'iyyeden olan kitap ve sünnetten çıkarılmıştır. Fıkıh ve tasavvuf da gene Edille-i Şer'iyye'den çıkarılmıştır.
Mevlâ'ya i'tikad; evvelâ bilmek sonra inanmakla olur. İşte o inanmaya i'tikad denir. Bu i'tikadı kimden öğrenmek lâzımdır? Hakkıyla bilenden. Hakkıyla bilen de kimdir? Allah'ın kitabını okuyanlardır.
Yahudi ve Hristiyanlar tembellik ettiler, kitaplarını açıp okumadılar. Bundan sebep de Mevlâ'yı hakkıyla bilemediler. Hak'dan habersiz kötü niyetli insanlar da onları kolaylıkla dalâlete sürüklediler.
Bugün de Kur'an-ı Kerim'in muhteviyâtından habersiz olan insanları Şiiler, hâriciler, mutezileler ve bunun gibi Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat mezhebinin dışında olan diğer bir takım fırkalar kendilerine çekerek, onlara kendi inançlarını aşılamaktadırlar. Ama bir kimse Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaata mensup bir alimden i'tikadını tam olarak öğrenmiş olsa, bu durumlara düşmez.
Şu halde erkek, kadın herkesin şer'î ilimlerden okuması lâzımdır. Akâidi doğru olarak bilmeyen insanlar Allah hakkında suizanda bulunuyorlar, günahları işliyorlar sonra da "Kaderimiz böyleymiş." Diyorlar.
Meselâ bir insan içki içiyorsa Allah (Celle Celalühü)mü ona zorla içiriyor? Kumar oynuyorsa Mevlâ mı ona zorla oynatıyor? Bir insan bile bunu başka bir insana az bir merhametinden dolayı yapmazken, Mevlâ o kadar çok merhametiyle bunu nasıl yapar? Allah (Celle Celalühü) da irâde-i külliye, bizde irâde-i cüziye vardır. Allah (Celle Celalühü) buyuruyor: "Ey kulum! Benim irâdem senin irâdene bağlıdır. Sen murad etmeden Ben Murat etmiyorum."
Kul irâdesini içki içmeye kullandığında Allâh-u Teâlâ Hazretleri dilerse ona o fiili yaratır. Kul o işte irâdesini kullanmasaydı, Allâh-u Teâlâ'da irâdesini kullanmayacaktı. Kulun irâdesini kullanmasına "kesb" denir. Allâh-u Teâlâ'nın irâdesini kullanmasına da "hâlk" denir. Ef'ali ihtiyâriyeden olan bir fiil bu iki şeyle olur.
Bazen de bir kul kötülüğü istemediği halde meydana gelir. Meselâ bir adamın elini ayağını bağlasalar, zorla ağzına şarap dökseler, bu adamın günahı olur mu? Olmaz. Bütün bunların bilinmesi için herkesin dinî ilimlerden okuması lâzımdır.
Bir beyitte der ki:
"Kolunu paçanı sıva, din işlerinde müctehid ol.
Çekilipte çekilmekliği kabul eden deve misali olma."
