Erbaini İdrisiyye Nedir? Erbaini İdrisiye Nasıl Okunmalı?

Tarih: 28.03.2020 15:05
Erbaini İdrisiyye Nedir? Erbaini İdrisiye Nasıl Okunmalı?
Erbaini İdrisiyye Nedir? Erbaini İdrisiye Nasıl Okunmalı?

Sûfiyye ve meşâyıh hazarâtının beyanları vech ile; Allâh-u Te‛âlâ, İdris (Aleyhisselâm)a kırk ism-i şerîf öğretmiştir. Fakat bu ism-i şerifler kendilerine şerh yazan Ebu’n-necîb es-Sühreverdî Hazretlerine intisap ile meşhur olmuşlardır. Bunlardan her biriyle yapılan duâya icâbet çok çabuk olacağından her biri ism-i âzam kabul edilmiş, mecmûuna ise Esmâ-i ʽİzâm ismi verilmiştir.


Bu ismi şerifler ulemâ, evliyâ ve kutuplar nezdinde sürat-i tesirle meşhur olmuştur. Evliyâullahtan bir çoğu en yüksek makamlara sadece bu isimlerin bereketiyle vâsıl olmuşlardır. Bu isimleri zikretmekle meşgul olanların üzerinde bu isimlerin bereketi süratle zâhir olur. Ancak bunun şartı takvâya riâyet ve hâlis niyettir. Allâh-u Te‛âlâ bu isimleri İdris (Aleyhisselâm)a indirmiş, bunların bereketiyle kavmine karşı ona yardım etmiş, onu onların yanlış işlerinden kurtarmış, onlar da ona îman ve ittibâ ederek felah bulmuşlardır. Sonra İdris (Aleyhisselâm) göklere kaldırılınca Allâh-u Te‛âlâ bu ism-i şerifleri onun ümmetinde bırakmış, onlar da bu ism-i şerifleri okuyup istifâdeye devam etmişlerdir. Birbirinden tevârüs yoluyla bu isimler Îsâ (Aleyhisselâm)a intikal etmiştir. O da bu ism-i şeriflerle ölüleri diriltmiş, körü ve alacayı iyileştirmiş ve bir nice mucize izhâr etmiştir. On iki bin Yahudi kendisini öldürmek için bulunduğu yeri kuşattıklarında Allâh-u Te‛âlâ bu isimler bereketiyle onu göklere kaldırmıştır.  Böylece Îsâ (Aleyhisselâm)ın göğe kaldırılışından sonra Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) gönderilinceye kadar dünya bu isimlerden hâlî kalmıştır. Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) baʽs olunup gazâlar başlayınca Hendek Muharebesi’nde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) büyük sıkıntıya düşmüş, o zaman Allâh-u Te‛âlâ bu ism-i şerifleri Habîbine tekrar inzal buyurmuş ve bu ism-i şeriflerle gizlice dua etmesini emir buyurmuştur. Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) de bu ism-i şerifleri okumuş Allâh-u Te‛âlâ bu ism-i şerifler hürmetine kendisini ve eshâbını kâfirlere gâlip kılmıştır.

Bu ism-i şeriflerin faydası çok umûmî olup insanların birçoğu bununla terakkîler kazanmışlar, bu isimler hürmetine birçok kerâmetlere nâil olmuşlardır. Bu isimler evliyânın silahıdır. Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bu isimleri amcasının oğlu Ali ibn-i Ebi Tâlib (Radıyallâhu Anh)a öğretmiş, o da bu isimleri Hasan-ı Basrî (Radıyallâhu Anh)a tâlim etmiş, sonra insanlar bu isimleri birbirinden alarak bu isimler bize kadar vâsıl olmuştur. Ancak bu isimleri öğrenenlerin câhillerden, çoluk çocuktan ve bidatçılardan bunları koruması, dînine, diyânetine ve sıyânetine (muhâfazakârlığına) güvenmediği kimselere bu isimleri açıklamaması lâzımdır. Bu isimleri okuyacak kimseler ilk önce niyet ve îtikatlarını güzel yapmalıdırlar. Zîra hadîs-i şerîfte ameller niyetlere göredir, herkes için niyet ettiği şey vardır. (Buhârî, Bedü’l-halk, 1) buyurulmuştur.
İnsan ihlaslı bir niyetle bu isimlerden birini zikretse ânında kabul görür, lâkin ilk başta en az yüz kere tevbe, istiğfar ve salavât-ı şerîfe okumalıdır. Allâh-u Te‛âlâ güzel amel işleyenlerin ecrini zâyi etmeyecektir. Evet! Olmuş ve olacak şeyler hakkında kalem kurumuştur. Lâkin Allâhu Te‛âlâ senin hakkında bir iş murâd ederse, O seni o işe dua etmen için harekete geçirir. Hakîkatte Muharrik olan Fâʽil-i Muhtar ancak Allâh-u Te‛âlâ’dır. Fakat sen bu zikirlerle meşgul olup da kabul eseri görmezsen, sakın Rabbin hakkında kötü düşünme, çünkü O sana kendi murâd ettiği zamanda icâbeti
tazmin etmiştir, senin istediğin zaman değil. İcâbet kaçınılmazdır lâkin ilm-i ezelîde bunların vakti saati vardır. Allâh-u Te‛âlâ bâzen istenilenin aynı ile icâbet buyurur, bâzen de farklı bir yolla icâbet buyurur. Çünkü Allâh-u Te‛âlâ bütün gaybları hakkıyla bilir. Allâmu’l-ğuyûbtur, O senin kârını senden iyi bilir. (Allâme Şeyh Muhammed et-Tûnusî, er-Ravzatü’s-sündûsiyye fi’l-esmâi’l-İdrîsiyyeti’s- Sühreverdiyye, sh:2-5)
Sûfiyye ulemâsının bir çoğu bu ism-i şeriflerin başında okunan ism-i şerîfin, sonunda da zikredilmesi gerektiğini açıklamışlardır ki, en doğru görüş budur.

Yükleniyor...