Havâsü'l-Havas kitabından, sûrelerin fazileti üzerine.
Bu âyet-i kerîme Bakara Sûresi'nin 255. âyet-i kerîmesidir ki birçok fazilet ve havassı vardır.
Âyete'l-Kürsî Hakkında Vârid Olan Hadîs-i Şeriflerden Bazıları
1) Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)'dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz her şeyin bir zirvesi vardır, Kur'ân'ın zirvesi de Bakara Sûresi'dir. O sûrede bir âyet vardır ki o Kur'ân âyetlerinin efendisidir. İşte o âyet de Âyete'l-Kürsî'dir.” (Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân:2, no:2878, 5/157)
2) Yine Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)'dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Her kim sabahladığı zaman Hâ mîm (diye başlayan) Mümin Sûresi'ni 'Son varış ancak O'nadır' âyet-i kerîmesine kadar (olan ilk üç âyet-i kerîmeyi) okursa ve (bununla beraber) Âyete'l-Kürsî'yi de okursa, bunlar sayesinde akşama kadar (bütün belalardan) korunur. Her kim bunları akşamladığı zaman okursa, bunlar sebebiyle sabaha kadar (bütün belalardan) muhafaza edilir.” (Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân:2, no:2879, 5/157) Mümin Sûresi'nin bahsedilen âyet-i kerîmeleri şunlardır: “Hâ, mîm. O kitabın indirilişi, O Aziz ve Alîm olan Allâh tarafındandır. (Müminlerin) günahlarını (bağışlayıp) örten, tevbelerini kabul eden, (inkar edip isyan edenlere karşı) azabı çok şiddetli olan ve (iman edip sâlih amel işleyenlere) fazlaca lütuf sahibi bulunan (O Allâh) ki, Kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. Son varış ancak O'nadır.” (Mümin Sûresi:1-3)
3) Ali ibni Ebî Tâlib (Radıyallâhu Anh)'dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Her kim Âyete'l-Kürsî'yi her namazdan sonra okursa, cennete girmekten onu ancak ölüm men eder. Her kim bu âyeti yatacağı zaman okursa Allâh-u Te‘âlâ ona kendi evi, komşusunun evi ve etraftaki evler hakkında güvence verir.” (Beyhakî, Şu‘abü'l-îmân, no:2395, 2/458)
4) Her kim uyumadan önce bu sûreyi okursa o gece kendisine şeytan yaklaşamaz.
Nitekim Buhârî'de Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)'dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte kendisi şöyle anlatmaktadır: “Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) beni ramazan zekatını korumaya vekil tayin etti. Bir gece bana birisi geldi ve zekat hurmasından avuçlamaya başladı. Ben onu yakaladım ve: 'Allâh-u Te‘âlâ'ya yemin ederim ki, seni muhakkak Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e götüreceğim' dedim.
O da: 'Ben muhtacım, üzerimde de bana muhtaç bir aile var, benim bu aldığım şeye şiddetli bir ihtiyacım var' dedi. Bunun üzerine ben de onun yolunu boşalttım. Sabah olduğunda Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): 'Yâ Ebâ Hureyre! Dün gece esirin ne yaptı?' buyurdu. Ben de: 'Yâ Resûlellâh! Şiddetli ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikayet etti. Ben de ona acıdım ve yolunu boşalttım' dedim.
Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): 'Fakat o muhakkak sana yalan söylemiştir ve yakında yine gelecektir' buyurdu. Onun geleceğini bildiğim için onu gözetledim. O yine geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı. Onu yakaladım ve: 'Seni elbette Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e götüreceğim' dedim. O: 'Beni bırak! Çünkü ben muhtacım ve üzerimde büyük bir aile yükü vardır, bir daha dönmem' dedi. Ben de ona acıdım ve yolunu açtım.
Sabaha eriştiğimde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bana: 'Yâ Ebâ Hureyre! Esirin ne yaptı?' buyurdu. Ben de aynısını anlattım. Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): 'Fakat o muhakkak sana yalan söylemiştir ve yakında yine gelecektir' buyurdu.
Onu üçüncü defa gözetledim. Geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı, onu yine yakaladım ve: 'Bu defa seni muhakkak Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e götüreceğim. Artık bu üç defanın sonudur. Sen: bir daha dönmem dersin, sonra yine dönersin' dedim.
O: 'Beni bırak da sana bir takım kelimeler öğreteyim ki, Allâh-u Te‘âlâ sana o kelimelerle fayda ihsan eder' dedi. Ben: 'Bu kelimeler nedir?' dedim, o da: 'Yatağına girdiğinde Âyete'l-Kürsî'yi Kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur, (Başı sonu olmayan, Zâtına ait bir hayatla) Hayy'dır, (yaratıklarını yönetme ve koruyup kollama işini daima üstlenmiş bulunan bir) Kayyûm'dur âyet-i kerîmesini bitirinceye kadar oku. Muhakkak senin üzerinde Allâh-u Te‘âlâ tarafından bir koruyucu bulunmaya devam eder ve sana sabaha kadar hiçbir şeytan yaklaşamaz' dedi.
Ben de onun yolunu açıp salıverdim. Sabaha girince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bana: 'Dün gece esirin ne yaptı?' buyurdu. Ben de: 'Yâ Resûlellâh! Bu esir bana bir takım kelimeler öğreteceğini, bunlar sebebiyle Allâh-u Te‘âlâ'nın bana hayır ihsan edeceğini söyledi' dedim ve anlattıklarını naklettim.
Bunun üzerine Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): 'Dikkat! Bu esir çok yalancı olduğu halde sana doğru söylemiştir. Yâ Ebâ Hureyre! Üç geceden beri sana hitap edip konuşan kimdir bilir misin?' buyurdu. 'Hayır' dedim. Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): 'İşte o, bir şeytandır' buyurdu.” (Buhârî, Vekâlet:10, no:2187, 2/812)
