Şerife TORTOP
Almanak 2007-2008, Mart 2008 sayısından.
İletişim; ne söyleyeceğimizi, nerede ne zaman ve nasıl söyleyeceğimizi en iyi bilme sanatıdır.1 Çocukla iletişim, çocuk eğitiminin temelidir. Çocuğumuzun duygularını, istek ve ihtiyaçlarını anlayabilmemiz, arada güçlü sevgi bağları kurabilmemiz ve ona arzu ettiğimiz terbiyeyi verebilmemiz ancak güzel bir iletişimle mümkündür.
Küçük Ayşe elinde bir kitapla odaya girer. Heyecanla babasına seslenir: “Bak babacığım, hârika bir kitap buldum. Denizaltı âlemini anlatıyor.” Gazete okuyan baba başını bile çevirmeden cevap verir. “İyi, hemen okumaya başla.” Çocuk yarı kırık bir sesle mırıldanır. “Ama baba, resimlerine beraber baksak” Baba yarı çevirdiği başıyla cevaplar: “Sen bak dedim ya... Hem beni rahat bırak da gazetemi tamamlayayım.”
Hayal kırıklığına uğrayan Ayşe, annesine koşar. Ondan da aynı cevap gelir. Mutfakta iş yapmakta olan yardımcı Sevil hanıma doğru yürür. Sevil hanım, tebessümle:
“Yeni kitap mı aldın Ayşeciğim? Çok ta güzele benziyor”, der.
Ayşe ağlayarak ona sarılır. Bundan sonra Sevil Hanım hep yolunu gözlediği biricik arkadaşı, ablası olmuştur artık onun. Annesi babası haftalarca evden uzakta olsa hiç aramayan Ayşe, Sevil ablası 2 gün gelmese hemen üzülür ağlar.
“Çocuklarınızla 7 yaşına kadar oynayın, 15 yaşına kadar arkadaş olun, 15 yaşından sonra istişare edin.” Hz. Ali
Anne-babalık sanatı; aslında çocuğun kişisel özelliklerini göz Önünde tutarak, onunla sağlıklı bir İletişim kurmayı başarabilmektir.
* Çocuğunuzu ciddi bir şekilde sonuna kadar dinleyebilmek iletişimin İlk adımıdır.
İyi bir dinleyici olun; dinlerken göz kontağı kurun. Pasif değil etkin dinlemeyi seçin. Yani çocuğun sadece sözlerini değil, sözlere yüklediği duyguları anlamaya çalışın. Duygularını ifade etmeye yönlendirin.
Çocuk konuşurken mümkün mertebe itiraz ve müdahale etmeden sonunu getirmesini bekleyin.
Sizin dinlemeniz neticede ona da dinlemeyi öğretecektir.
* Çocuğunuza karşı, hitap tarzınıza kadar, sevgi dolu bir yaklaşım sergileyin. Sevginizi ifade edin,
Kur’an-ı Kerim’de Peygamberlerin çocuklarına hep “yavrucuğum” diye hitap etmeleri bize en güzel örnektir,
* Yaptığı güzel şeyleri küçük de olsa muhakkak görün, takdir ve teşvik edin,
* Ona güvendiğinizi sık sık vurgulayın,
* Empati kurun; yani olayları çocuğun gözüyle görmeye çalışın. Böylece çocuğu daha iyi anlayacak; aranızda duygusal bir bütünlük sağlamış olacaksınız,
* Çocuğunuza değer verin. Düşüncelerini sözlerini ve duygularını önemsediğinizi hissettirin. Çocuğunuz bir konuda bir öneride bulunduğunda dikkatle dinleyin; değerlendirin. Fikirlerine mutlaka saygı duyun,
* Evle, aileyle ilgili konularda çocuğunuzla istişare yapın, Kur’an-ı Kerim’de Hz, İbrahim’in, Allah’ın emrini yerine getirmek üzere Hz, İsmail’i kurban etmeye götürürken onunla istişare yapması, bize rehberlik etmelidir,
* Çocuğunuza hiçbir şeyi tercih etmeyin veya çocuğa böyle tehlikeli bir imaj vermeyin.
İşe veya bir eşyaya kendisinden daha çok değer verildiği hissine kapılması çocukta onarılmaz yaralar açar,
* Çocuğunuza zamanında zaman ayırmasını öğrenin Zamanın çok hızlı akıp geçtiğini, yetişkinler yaşlanırken çocukların yetişkinliğe doğru gittiğini ve geçen zamanın asla geri gelmeyeceğini unutmayın,
* Çocuğunuzla aranızda ortak noktalar bulun. Onun ilgi duyduğu, sevdiği alanlara siz de ilgi gösterin. Bu alanlar resim, tarih, eski eserler, koleksiyon, spor vb olduğu gibi herhangi bir olay da olabilir. Bu ortak konular aradaki iletişim bağını kuvvetlendirecektir,
* Çocuğunuzla her gün çok az da olsa nitelikli beraberlik sağlayın. Bu beraberliğin kitap okuma, oyun oynama, gezme gibi çocuğun seveceği ve seçeceği bir etkinlik olmasına dikkat edin,
Unutmayın ki, bu küçük beraberlikler çocuğunuza çocukluğunun, size de anne babalığın doyulmaz hazzını yaşatacaktır,
* Çocuğunuzun sevincini ve kederini ilk paylaşmak isteyeceği kişi siz olun. Bunun için de size göre çok önemsiz bile olsa üzüntü ve sevinçlerini samimi olarak paylaşın. Bu hallerin aradaki iletişim köprüsünü kuvvetlendirmede en tesirli anlar olduğunu unutmayın.
* Okul dönüşü çocuğunuzu sevgiyle karşılayın. Derslerinden önce kendisinin nasıl olduğunu sorun.
Çocuğun gün boyunca geçirdiği olayları heyecanla anlatışını dikkatle dinlemek, arada sıcak ilişkilerin kurulmasına en güzel fırsattır,
“Çocuğunuzla çocuklaşın” Hadis-i Şerif
* Çocuğunuzla çocuklaşarak oyun oynayın. Oyun, çocuğun kalbine giden ve sizi onunla bütünleştiren en güzel, en kestirme yoldur. Bu yolu değerlendirmeyi bilin,
* İster yolda yürürken, ister taşıtla giderken kelime oyunlarıyla, bilemece ve fıkralarla yolculuğunuzu eğlenceli hale getirin,
* Çocuğunuzdan bir iş yapmasını isterken zamanını iyi kollayın. Başka bir şeye odaklanmış olmamasına, istekli olmasına
dikkat edin,
* Çocuğa emredici konumda olmamaya çalışın. Mesela “yap” demek yerine “yapalım” ifadesini tercih edin,
* Konuşmalarınızda “lütfen” ve “teşekkür ederim” sözcüklerine yer verin. Gerektiğinde özür dilemeyi bilin.
* Olumsuz uyarılar yerine olumlu uyarıları tercih edin,
* Çocuğunuzun arkadaşlarına değer verin; eve davet edin.
Aileleriyle tanışıp dostluk kurun. Mümkünse beraber geziler tertipleyin.
* Çocuğunuzla konuşurken beden dilinizi kontrol altında tutun. Ne söylediğinizden çok nasıl söylediğinize dikkat edin.
* Çocuğunuzla cedelleşmeye, iddialaşmaya girmeyin. Yu¬muşak bir şekilde “Ben böyle düşünüyorum” deyin ve susun.
* Hatalarında yargılayıcı olmayın, tartışmaya girmeyin. Ancak “Ne sonuç çıkarttığını” sorarak tecrübe kazanmasına ve ders çıkarmasına yardımcı olun.
* Çocuğunuza yetişkin insanmış gibi davranın; ama ondan yetişkin insan davranışı beklemeyin.
Not:
Olumsuz uyarı
* Çamura basma
* Gürültü yapma
* Üstünü kirletme
* Odanı dağıtma
* Sözümü kesme
* Önlüğünü ortaya koyma
* Kaba konuşma
Olumlu uyarı
* Temiz yerden yürü
* Lütfen sessiz ol
* Üstün temiz olsun
* Odanı düzenli görmek istiyorum
* Sözlerimi tamamlayana kadar lütfen bekle
* Önlüğünü askıya asmalısın
* Lütfen güzel konuş