Ali EREN
Almanak 2007-2008, Temmuz 2008 sayısından.
Üç Aylar…
İnsanların bütün aylarda günahlardan kaçınmaları, Rablerine isyan
etmemeleri gerekir. Fakat bu aylarda günaha düşmemeye daha çok
dikkat edilmelidir. Çünkü haram aylarda günah işleyerek kendine
zulmetmenin cezası, diğer aylara göre daha fazladır.
4 Temmuz Cuma günü, Hicrî 1429 senesinin Receb ayının biri.
Yani Receb’in ilk günü Cuma, ilk gecesi de Cuma gecesi oluyor.
Receb ayının ilk gecesi Regâib Gecesi olduğu için, bu sene ilk
gece aynı zamanda Regâib gecesidir.
Receb ayı, hem üç ayların ilki hem de dört harem / hürmetli
aylardan biridir.
Tevbe Sûresinin 36. âyet-i kerîmesinde harem aylar hakkında
şöyle buyuruluyor:
“Şüphesiz, Allah katında ayların sayısı, Allah’ın gökleri
yarat(maya başla)dığı gündeki kesin karar bildiren yazısında,
Allah’ın (değişmez) kitabı (olan Levh-i Mahfuz)’unda ay olarak
(hiçbir fazlalık bulunmaksızın tamı tamına) on ikidir. Bu (on iki ay)dan dördü haram / muhterem / hürmetli aylardır…
Âyet-i kerîmede zikredilen dört ay, Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarıdır. İlk üçü, senenin 11’inci, 12’nci ve 1’inci ayları olup peşi-peşine gelir, senenin 7’nci ayı olan Receb ayı ise ayrıdır. Onun için bu ayın bir adı da Recebü’l-ferd’dir. Ferd, tek demektir.
Kur’an-ı Kerim’de bir çok âyette beş vakit namazı kılma emri verildiği halde, orta namaz (ikindi) hakkında ayrıca emir var. Aynen bunun gibi, yukarıda meâlini verdiğimiz âyet-i kerîmede diğer aylardan ayrı olarak haram aylara ayrıca dikkat çekiliyor.
Aslında, insanların bütün aylarda günahlardan kaçınmaları, Rablerine isyan etmemeleri gerekir. Fakat bu aylarda günaha düşmemeye daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü haram aylarda günah işleyerek kendine zulmetmenin cezası diğer aylara göre daha fazladır.
Câhiliyet devri Arapları bile haram aylara çok hürmet ederlerdi. İşleri güçleri birbirleriyle harp ve cidal olduğu halde, Receb ayı girer girmez silahlarını bırakırlar, bir ay boyunca asla silah sesi duyulmazdı. Herkes kılıcını kınına koyar, kimse kimseye bir şey yapmazdı.
Kan dâvası herkesi sardığı halde, bir kimse Receb ayında babasının kâtilini görse bile görmezden gelirdi. Babasını öldüreni bulup öldürmek için çıkmış olduğu halde, Receb ayı girmişse ona asla dokunmazdı.
Câhiliye devrinde Araplar, kendilerine zulmeden bir zâlimin helâki için duâ edecekleri zaman Receb ayının gelmesini beklerler, Receb ayı gelince onun helâki için duâ ederler ve duâları reddedilmezdi.
***
Receb ayı, Nûh (Aleyhisselâm)ın, kendisine inananlarla beraber, gemiye binip tufandan kurtuldukları aydır.
Receb, insanın bir başkasına heybetli ve büyük görünmesi ve kendisine hürmet edilmesi mânâsına gelir. Bu ay da hürmet edilmesi icap eden bir ay olduğu için adına Receb denilmiştir.
Receb, hazırlanmak mânâsına da geliyor.
Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz; “Receb ayında Şaban için çok iyilikler hazırlanır” buyurmuştur.
Receb, “tercib” yani Allah’ı tekrar tekrar zikretmek mânâsınadır. Nitekim melekler bu ayda Allah’ı çok tesbih ve takdis eder, çok hamd ederler.
Receb ayına, recme ayı da denilir.
Çünkü mü’minlere eziyet vermemeleri için şeytanlar bu ayda taşlanıp uzaklaştırılır.
Receb ayının bir adı da “Mutahhir”dır. Mutahhir, temizleyici demektir. Bu ay da, oruç tutanları günah ve hatalardan temizlediği için bu isim verilmiştir.
Receb kelimesinde üç harf vardır: Re, Cim ve Be…
Re rahmete, Cim cûd, yani cömertliğe, Be ise birre (ihsana) işaret olup, Allah’ın mü’minlere bu ayda bol bol rahmet, cömertlik
ve ihsanı tecellî eder.
Receb ayına, “Şehru’l-Esam / sağır ay” da denilir. Bu ay, kulların
kötülük ve günahlarına karşı sağırdır, kıyâmette insanların aleyhine şâhitlik yapmayacaktır.
Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in ifadesiyle: “Receb,
Allah’ın ayıdır.” Yani bu ay Allah’ın ismiyle yan yana zikredilmektedir. Bir kimse inanarak ve sevabını Allâh-ü Teâlâ’dan bekleyerek Receb ayında bir gün oruç tutsa, Allah’ın pek büyük olan
rızasına mazhar olur.
Hadis-i şerifte, Receb ayının her bir gününde oruç tutanların
ayrı ayrı mükâfatlara nâil olacakları beyan buyrulmaktadır.
Receb, tevbe ve kötülükleri terk ayıdır.
Receb, Şaban ayında sulayıp, Ramazan ayında meyvesini almak
için ibâdet tohumunu ekme ayıdır.
Receb ayı gelince Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle duâ ederlerdi: Ey Allahım! Bize Receb ve Şaban ayını mübârek
eyle ve bizi Ramazan’a kavuştur.
Receb ayının ilk gecesinde duâların kabul edildiği beyan buyurulmaktadır.
İbâdet, tâat ve takvâsıyla meşhur halife Ömer ibn-i Abdülaziz
hazretleri, Basra valisine yazdığı mektupta şunları yazmıştı:
Senede dört geceye dikkat edip ibâdetle geçirmen lâzımdır.
Allâh-ü Teâlâ o gecelerde rahmetini saçar. Bu geceler; Receb’in
ilk gecesi, Şaban’ın on beşinci (Berat) gecesi, Ramazan’ın yirmi
yedinci (Kadir) gecesi ve Ramazan bayramı gecesidir.
Receb ayı, içinde iki kandil bulunan bir aydır. İlk Cuma gecesi
Regâib, yirmi yedinci gecesi ise Mirac kandilidir.
Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in, sahâbelerin büyüklerinden Selman-ı Fârisî (Radıyallâhü Anh) Hazretleri’ne tarif
ve tavsiye buyurdukları, Receb ayında kılınması çok sevap olan
30 rekat namaz var ki, ihmal etmeyip muhakkak kılmak icap
eder…
Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) bu namazı tariften
sonra: “Duân kabul edilir. Allâh-ü Teâla, seninle Cehennem arasında yetmiş hendek yaratır. Bu hendeklerin her birisinin arası
yer ile gök arasından uzaktır. Her rekat için sana milyon rekat
namaz sevabı verilir” buyurmuşlar ve Cebrâil (Aleyhisselam)’dan
naklederek, bu namazı münafıkların kılamayacağını haber vermişlerdir.
Bu namazın ilk on rekatı Receb ayının biriyle onu arasında,
ikinci on rekatı on biri ile yirmisi arasında, üçüncü on rekatı ise
yirmi biri ile otuzu arasında kılınır.
Her rekatta Fâtiha’dan sonra üç Kâfirûn ve üç İhlas Sûresi okunur. Her iki rekatta bir selam verilerek kılınır.
Selman-ı Fârisî Hazretleri buyuruyor ki: “Ben bu hadîs-i şerifteki sevabı, sonsuz lütuf ve inayetleri görünce şükür secdesi yaptım.”
***
Bu seneki Regâib gecesi aynı zamanda Recebin ilk gecesine denk geldiği için, hem duâların kabul edildiği bu gece, hem de Regâib gecesi aynı gece olup inşâllah çifte sevaba vesile olacaktır.
Regâib; “rağbet edilen, alâka gösterilen, değer verilen” demektir. Melekler bu geceye hürmet edip değer verdikleri için Regâib denilmiştir.
Tabii ki bu gecenin değeri, içinde tecellî eden sırlardan, feyiz, nur ve bereketlerin çokluğundan ileri gelmektedir.
Zilkâde ayının girmesiyle nasıl hac ayları ve hac mevsimi başlıyorsa, Receb ayının girmesiyle de oruç mevsimi başlıyor ve ibâdetlere daha fazla iştiyak oluyor. Tabi ki her ayda yapılan ibâdetlerin bir sevabı vardır. Fakat Receb ayıyla başlayan üç aylarda yapılan ibâdetlerin sevabı daha fazladır.
Mübârek gün ve geceler, duâların makbul olduğu Receb’in ilk gecesiyle başlıyor. Aynı ayda, Receb’in yirmiyedinci gecesinde Mirâc kandili var. Arkasından, Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in “Benim ayım” buyurarak, benimseyip sahiplendiği Şaban ayı geliyor. Şaban ayının on beşinde de, yapılan ibâdetlerin, günahların affına sebep olduğu Berat Kandili var…
Bunların hepsi, Ramazan ayının öncüleri ve müjdecileri...
Receb ve Şaban’da kalbler yumuşayıp, ruhlar sâfîleşir, nihayet Ramazan ayı gelir. Rabbim cümlemize Receb ve Şaban’da bereketler ihsan buyurup, Ramazan’a eriştirsin. Âmîn…