Filistin Meselesi, bütün dünya Müslümanları’nın sorunudur

Filistin Meselesi, bütün dünya Müslümanları’nın sorunudur

Arifan Röportaj (Bülent Yıldırım)

Almanak 2007-2008, Haziran 2008 sayısından.

ARİFAN: Filistin meselesi deyince ne anlamalıyız ve bugün oradaki durum nedir?

BÜLENT YILDIRIM: Filistin meslesini tanımlarken nereden baktığımız önemlidir. İşgal açısından baktığımızda, Filistin meselesi; Müslüman Filistin halkının topraklarının elinden alınması ve yerine Yahudi yerleşimcilerin getirilerek, İsrail isimli bir rejim altında yerleştirilmesi diyebiliriz. Emperyalist politikalar açısından baktığımızda Filistin meselesi; Batılıların bölgeye mü-

dahalesi konusunda ellerinde bulundurdukları bir anahtar. İsrail

açısından bir baş ağrısı. İslam dünyası açısından ise; Müslümanların kutsal mekânlarının Siyonist çizme altında ezilmesi, mazlum Filistin halkının özgürlüğü meselesidir.

ARİFAN: Filistin meselesi, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi

Arap - İsrail sorunu mu, yoksa bütün dünya Müslümanlarının sorunu mudur?

BÜLENT YILDIRIM: Arap - İsrail sorunu olsa idi, şimdiye kadar çoktan çözümlenmiş olurdu. Çünkü dünyada iki ulus ya da

devlet arasında yaşanıp, şu ana kadar çözümlenmemiş bir siyasi

kriz yoktur. Filistin meselesi; İslam dünyası ile batılı emperyalistlerin bölgeye biçtiği konum arasındaki bir çekişmedir. Bu yönüyle sadece Filistinlileri bağlamıyor. Yani Filistin halkı bugün

tümüyle; “biz artık direnişi bıraktık” dese bile, İslam dünyası

Kudüs için bu davayı sürdürmek gibi bir farz ile karşı karşıya.

ARİFAN: Filistin meselesinin İslâm ümmeti açısından önemi nedir?

BÜLENT YILDIRIM: Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi sorun

sadece Filistinlileri ilgilendirmiyor. Çünkü Mekke’ye nisbetle daha fazla peygamberin adımladığı bir yer olan Kudüs, tevhid mücadelesine şahitlik yapmış en kutsal kentlerden biri. İlk kıblemiz ve tevhidî geleneğin merkez üslerinden. Diğer yandan, Batılılar ile Müslümanlar arasındaki temas noktalarından biri olan Filistin; peygamberlerin tevhidî mirasının temsilcisi olan Müslümanlar ile, peygamber katletmiş olan Yahudiliğin mücadele sahası durumundadır.

ARİFAN: İHH Filistin halkı için bugüne kadar neler yaptı ve bundan sonra neler yapacak?

BÜLENT YILDIRIM: İHH’nın kuruluş felsefesinde Filistin, en önemli unsurlardan biridir. Bugüne kadar, eğitim, sağlık ve âcil yardım alanlarında sayısız destek yapılmıştır. Bunun yanı sıra, siyasî destek, motivasyon desteği ve yetimlere sahip çıkmak gibi, onların yalnız olmadığını gösteren dayanışma çalışmaları yapılmıştır. Hâlen onlarca projemiz, Filistinli kardeşlerimizin yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Bu açıdan Filistin’e, Türkiyeli Müslümanlar adına ulaştırılmış olan yardımları, maddî değeriyle ifade etmek yerine; Filistinli kardeşlerimiz üzerinde oluşturmuş olduğu mânevî anlam açısından değerlendirmek gerektiğini vurgulamak gerekiyor.

ARİFAN: Filistin sorunu sizce nasıl çözülür?

BÜLENT YILDIRIM: İşgal biter ve topraklarından atılmış olan 4 milyondan fazla Filistinli göçmen ülkelerine dönerse, sorunun büyük bölümü sona erer.

ARİFAN: Bugün Filistin’de tarifsiz acılar yaşanıyor. Filistin’le İsrail arasında barış ümidi var mı. Bu acılar, bu savaş sizce ne zaman biter?

BÜLENT YILDIRIM: Barışı nasıl tanımladığımıza bağlı. Eğer barıştan kastımız, Amerika ve İsrail’in istediği; “Filistinli Müslümanların ikinci sınıf vatandaşlar” olarak bağımsızlık kazanacağı bir siyasi barış ise, bunun gerçekleşmesi Batılılar açısından kolay. Ama barıştan kastınız; her hak sahibinin, hakkını alması ise bu mümkün değil. Çünkü Filistinlilerin hakkı olan kendi topraklarına yeniden dönmek, Kudüs’ün Müslümanlara yeniden geri verilmesi, hapisteki 10 binden fazla siyasî mahkûmun serbest bırakılması gibi unsurlar olmadan bir barış mümkün değil. İsrail ise bunları kabul etmediği için gerilim devam ediyor.

ARİFAN: Mazlum ve mağdur durumdaki Filistinli Müslüman kardeşlerimizin Türk halkından beklentileri neler, onlar için ne yapabiliriz?

BÜLENT YILDIRIM: Türkiyeli Müslümanlar olarak, Filistinlilere en büyük desteğimiz; öncelikle duâlarımızdan onları eksik etmemek. Hem İsrail’e karşı, hem de kendi aralarındaki sorunların Müslümanlar lehine çözümlenmesi için duâ önemli. Yine hepimizin yapabileceği hususlardan biri; Filistin sorunu başta olmak üzere, Müslümanlar üzerine oynanan tüm oyunları boşa çıkarmak üzere, neler döndüğünü öğrenmektir. Sonra bölgedeki kardeşlerimize yardımlarımızı gönderebiliriz.

ARİFAN: Son olarak neler söylemek istersiniz?

BÜLENT YILDIRIM: Duâlarınızı eksik etmeyiniz.

ARİFAN: Bu söyleşi için çok teşekkür ederiz. Rabbim çalışmalarınızda inâyet buyurup muvaffâkiyetler ihsan eylesin.