Sorumluluk ve Özgüven

Sorumluluk ve Özgüven

Şerife TORTOP

Almanak 2007-2008, Mayıs 2008 sayısından.

Özgüven; kendine güvenme, ayağını sağlam basarak emin adımlarla yürüyebilmedir.

Çocuğun doğar doğmaz kucağa alınıp sevilmesi, emzirilmesi, ihti-yaçlarının zamanında giderilmesi özgüvenin ilk basamaklarıdır. Sonra çocuğa yaşına uygun görev ve sorumlulukların verilmesiyle devam eder.

Eğitimde özgüven ve sorumluluk birbirinden ayrılmayan iki temel unsurdur. Sorumluluk duygusu gelişmemiş çocuğa özgüven kazandırmak mümkün olmaz.

Sorumluluk

• Çocuğunuza iki yaşından itibaren, yaşına uygun görev ve sorumluluklar verin.

Çocuk bu görevleri yerine getirirken asla eleştirmeyin, müdahale etmeyin, gerekirse yönlendirici yardımlar yapın.

Unutmayın ki;

İki yaşındaki çocuk masaya tabakları dizebilir, sehpanın tozunu alabilir.

Altı yaşındaki çocuk pijamalarını katlayıp yatağını düzeltebilir, yerlerin tozunu alabilir.

Yedi-sekiz yaşındaki çocuk alış-veriş çantasını taşır, evi süpürüp silebilir, basit ütüler yapabilir. Masaya yemek ve tabakları taşıyabilir. Yatağını ve odasını düzenli bir şekilde derleyip toparlayabilir.

• Çocuğunuzun küçük yaşlardan itibaren kendi işlerini kendisinin yapmasında ve temizlik alışkanlıklarını kazanmasında da yönlendirici olun.

• Çocuğunuzun ev ödevlerini siz yapmayın. Ödevlerinde ve ders çalışmasında ihtiyacı olduğu anda yardım edin, yönlendirin, sonra geri çekilin.

Ödevlerini son ana bırakılmasına izin vermeyin. Dersinin onun sorumluluğu olduğu bilincini kazandırın.

Özgüven

• Özgüvenin temel şartı, koşulsuz sevgidir. Hangi şartta olursa olsun çocuğunuzu sevin, sevginizi çeşitli yollarla ifade edin. Varlığının sizin için değerli ve çok mutluluk verici olduğunu hissettirin.

• Çocuğunuzu onayla ve takdirle karşılayın. Yaptığı işleri hatalı da olsa küçümsemeyin.

• Başarısızlıklarını tekrar tekrar dile getirmeyin

• Fikirlerini, önerilerini dikkate alın, değer verin.

• Onunla iftihar ettiğinizi ona gösterin.

Çocuğumuzla iftihar edelim.

6-7 yaşlarına gelince onları başkalarıyla tanıştırırken gözümüzde değerli olduklarını hissettirelim. “Bu benim oğlum veya kızım” derken, ses tonumuzla kıymet verdiğimizi anlamalılar. Sakın olumsuz kelimeler kullanarak tanıştırmayalım.1

• Çocuğunuzla istişare etmeye özen gösterin.

• İlgili anne-baba olun, nitelikli beraberliği mutlaka sağlayın

• Albenili reklâmlara, teşhirlere kapılarak çocuğunuzun her istediğini almaya çalışmayın.

Her istediğini elde etmek çocuğa doyumsuz ve mutsuz kişilik kazandırır.

• Çocuğu sevmek, her isteğine “evet” demek değildir.

Çocuğunuza “hayır” demesini bilin.

Kesin tavırla çocuğuna “hayır” diyemeyen aileler, çocuğun kendini daha çok güvende hissetmesini değil, aksine çocuğun sınırlarını bilmemesine yol açmaktadır. 2

Neticede her isteğine kolayca kavuşan, hazırcı, kendisine çabalama, uğraşma şansı verilmeyen, sükût-u hayali tanımamış, sûni pembe bir dünya içinde büyüyen bir çocuk çıkar karşımıza.

Asıl sorun da, hakikatte dünyanın kendisine gösterildiği gibi pembe olmadığını gördüğü anda ortaya çıkar.

“Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki, ilerde koyun gibi güdülmesinler”

SÂDÎ

• Çocuğunuza çok harçlık vermeyin. Yaşına, çevresinin maddi durumuna uygun olarak, ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yeterli ve düzenli harçlık vermeye çalışın.

Harçlıklarından bir kısmını ihtiyacı olanlara vermeye teşvik edici olun.

• Evde ailenin birlikte olduğu anlarda çocuğunuzdan belirli konular hakkında hazırlıklı ve hazırsızlık konuşma çalışmaları yapmasını isteyin. Sık sık fıkra ve hikâyeler anlattırın.

• Çocuğun sabrını ve iradesini güçlendirici çalışmalar yapın.

El sanatları, sabır ve iradeyi, özgüveni güçlendiren meşguliyetlerdir. Çocuğunuzu yapabileceği el faaliyetlerine yönlendirin.

• Mercimek, pirinç ayıklarken çocuğunuzdan mutlaka yardım isteyin. Bu işlem de sabır ve iradeyi kuvvetlendirmede oldukça etkilidir.

• Çocuğun yemek zamanı herkesle bir yemeye başlayıp, herkesle bir kalkması da sabrı öğretici kurallardandır. 1- Sefa Saygılı. Çocuklarda Davranış Bozuklukları. Elit Kültür Yayınları. İST. Shf:16 2- Sefa Saygılı. Çocuklarda Davranış Bozuklukları. Elit Kültür Yayınları. İST. Shf:18

Çocuğunuza beklemeyi öğretin.

Bizimle oyun oynamak mı istiyor? “Hemen değil, on dakika sonra gelirim. Sen gürültü etmeden oyuna başla” demeliyiz.

Arzu etmesi ve bunun yerine getirilmesi arasında az da olsa bir zaman geçmesine dikkat edelim. Bu yolla dürtülerin kontrolü güçlendirilir ve bu davranışın içinde gizli bir ders verilir.

İnsana hayatın zevkleri verilmeden önce insan gayret etmeli ve sabırla beklemelidir.3

3- Sefa Saygılı. Ruhen ve Bedenen Sağlıklı Çocuk Yetiştirme. Hayat Yayınları. İST Shf:139