Büyüt
Kuran'ın İcazı Ve Belagat
Yayınevi: Litera Yayıncılık
Kur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı
| Çevirmen: | Zekeriya Çelik |
|---|---|
| Kağıt Türü: | Kitap Kağıdı |
| Yazar: | Fahreddin Razi |
| ISBN: | 9786059925792 |
| Kategoriler: |
384,00 TL
345,60 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
Bilinmiyor
Stok Durumu:
Kalmadı
Kuran'ın İcazı Ve Belagat
Kur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolKur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolKur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolKur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolKur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolKur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolKur'ân'ın İ'câzı ve Belâgat Fahreddîn er-Râzî Belâgat ilmini bir ilim olarak ortaya çıkaran şey Kur'ân'ın i'câzı olmuştur. Zira nazma dayalı i'câz temellendirilirken bu husus, zamanla farklı ilim dalları içerisinde işlenegelen belâgat konularını bir çatı altında toplama fikrini ve böylece i'câzı kâmil bir şekilde sunma düşüncesini netice vermiştir. Bu açıdan belagat ilminin klasik dönemde ilimleşme sürecini büyük oranda i'câza borçlu olduğunu söylemek mümkündür. Belâgatin müstakil bir ilim olmasına giden süreci başlatan kişi ise Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câz adlı bu eseriyle Râzî olmuştur. Râzî bu eserinde, kendisinin de benimsediği i'câz yönü olan Kur'ân'ın nazm ve fesahatten/belagatten kaynaklı i'câz yönünü temellendirme, delillendirme ve ispat etmeyi hedeflemiştir. Tabii Râzî, bu eserinde Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı kitaplarını ihtisar etmesi hasebiyle bu hususta aslında Abdülkâhir Cürcânî'nin yolunu izlemiştir. Bilindiği üzere Abdülkâhir Cürcânî özellikle Delâilü'l-İ'câz'da nazmın/fesahatin mahiyeti üzerinde genişçe durmuş ve Kur'ân'ın i'câzını da onun fesahat/belagat yönünden en üst seviyede olmasına bağlamıştır. Râzî de Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz'ı okurken i'câz eksenli okumuş ve Cürcânî'nin eserlerini ve temel hedefini daha derli toplu, özlü ve mantıkî bir sistem ve bütünlük içerisinde sunmuştur. Dolayısıyla Nihâyetü'l-Îcâz fî Dirâyeti'l-İ'câza Râzî'nin Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâgat ve Delâilü'l-İ'câz adlı eserlerine yönelik bir okuması nazarıyla bakılabilir. Râzî'nin Cürcânî'nin eserlerine yönelik bu okuması da belagatin ilimleşme sürecini başlatmıştır. Zira, her ne kadar Râzî bu eserini -az önce ifade edilen- farklı bir sâikle yazmış olsa da, bu eser belâgat ilminin gerçek müessisi olan Sekkâkî'ye en büyük ilhamı vermiş ve belâgati sistematize edip müstakil bir ilim haline getirmede ona en büyük yolgösterici olmuştur. Öyle ki Râzî'nin bu eserinin olmaması durumunda Sekkâkî'nin el-Miftâh'ının belâgate dair üçüncü bölümünün o gördüğümüz kâmil şekliyle olmayabileceğini söylemek mümkündür.
Soru - Cevap
Bu ürün hakkında henüz
cevaplanmış soru yok. İlk soruyu siz sorun!
İlginizi Çekebilir
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
200,00 TL
280,00 TL
İlkharf Yayınları
500,00 TL
375,00 TL
Çelik Yayınevi
1.200,00 TL
840,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
220,00 TL
308,00 TL
Timaş İnanç
450,00 TL
337,50 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
245,00 TL
269,50 TL
Ravza Yayınları
250,00 TL
175,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
245,00 TL
269,50 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
94,50 TL
103,95 TL
Ravza Yayınları
1.000,00 TL
700,00 TL
Ravza Yayınları
400,00 TL
280,00 TL
Ravza Yayınları
300,00 TL
210,00 TL
Ravza Yayınları
1.500,00 TL
1.050,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
99,00 TL
108,90 TL
Ravza Yayınları
150,00 TL
105,00 TL
Ravza Yayınları
200,00 TL
140,00 TL
Ravza Yayınları
900,00 TL
630,00 TL
Ravza Yayınları
400,00 TL
280,00 TL
Nesil Yayınları
600,00 TL
450,00 TL
Ravza Yayınları
250,00 TL
175,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
245,00 TL
269,50 TL
Ravza Yayınları
400,00 TL
280,00 TL
Çelik Yayınevi
280,00 TL
196,00 TL
Ravza Yayınları
750,00 TL
525,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
140,00 TL
154,00 TL
Ravza Yayınları
150,00 TL
105,00 TL
Ravza Yayınları
180,00 TL
126,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
122,50 TL
171,50 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
200,00 TL
280,00 TL
Gülhane Yayınları
200,00 TL
143,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
262,50 TL
288,75 TL
Ravza Yayınları
150,00 TL
105,00 TL
Şamil Yayınevi
320,00 TL
192,00 TL
Ravza Yayınları
300,00 TL
210,00 TL
Bedir Yayınları
300,00 TL
210,00 TL
Ravza Yayınları
150,00 TL
105,00 TL
Şamil Yayınevi
460,00 TL
276,00 TL
Aktaş Yayıncılık
182,25 TL
118,46 TL
Timaş Yayınları
80,00 TL
60,00 TL
Nesil Yayınları
180,00 TL
135,00 TL







































